EYDK Sözlük

Tümü | # A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z
A

AB Taksonomisi
Sürdürülebilir ekonomik faaliyetleri tanımlamak üzere geliştirilen bir Avrupa Birliği sınıflandırma sistemidir. Bu sistem; ekonomik faaliyetlerin aşağıdaki altı çevresel hedefe katkısını performans kriterleriyle tanımlar: – İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması – İklim değişikliğine uyum – Su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması – Döngüsel ekonomiye geçiş – Atık önleme ve geri dönüşüm – Kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile sağlıklı ekosistemlerin korunmasıBir ekonomik faaliyetin AB Taksonomisi kapsamına girebilmesi için, en az bir çevresel hedefe önemli katkı sağlaması, diğer hedeflere önemli zarar vermemesi ve asgari sosyal güvenceleri karşılaması gerekir.Bknz: EU Taxonomy

AB Yeşil Tahvil Standardı
Gelirlerin kullanımına dayalı yeşil tahviller için geliştirilmiş gönüllü bir Avrupa Birliği standardıdır. Bu standart kapsamında finanse edilen yeşil projelerin; – AB Taksonomisi’nde yer alan çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkı sağlaması, – diğer çevresel hedeflere önemli zarar vermemesi, – taksonomi teklifinde yer alan tüm kriter ve eşiklere uyması (asgari sosyal güvenceler dâhil) gerekmektedir.“AB Yeşil Tahvil” ifadesi yalnızca AB Yeşil Tahvil Standardıının tüm bileşenleri eksiksiz karşılandığında kullanılabilir. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları,AB Yeşil Tahvil Standardını tamamlayıcı niteliktedir.Bknz: EU GBS (EU Green Bond Standard)

Adil Geçiş
Adil Geçiş; düşük karbonlu, çevresel olarak sürdürülebilir ve iklime dayanıklı bir ekonomiye geçiş sürecinin; çalışanlar, kırılgan gruplar, yerel topluluklar ve etkilenen sektörler açısından sosyal olarak adil, kapsayıcı ve eşitsizlikleri azaltıcı biçimde gerçekleştirilmesini ifade eder.Adil Geçiş çevresel hedeflere ulaşılırken ortaya çıkabilecek istihdam kaybı, gelir düşüşü, bölgesel eşitsizlikler ve sosyal risklerin önlenmesini, bu grupların geçiş sürecinden orantısız biçimde olumsuz etkilenmemesini ve yeni ekonomik fırsatlara adil erişim sağlamasını amaçlar.Bknz: Just Transition

Adil Geçiş Finansman Araçları
Adil Geçiş Finansman Araçları, iklim değişikliğiyle mücadele ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde; ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerin dengeli şekilde yönetilmesini amaçlayan, özellikle dönüşümden olumsuz etkilenebilecek çalışanların, toplulukların ve sektörlerin desteklenmesini sağlayan finansal mekanizmaları ifade eder.Bu araçlar; istihdamın korunması, yeni becerilerin geliştirilmesi, yerel ekonomilerin güçlendirilmesi, sosyal eşitsizliklerin azaltılması ve “kimsenin geride bırakılmaması” yaklaşımını gözeterek dönüşüm maliyetlerinin adil paylaşılmasını hedefler.Kapsama giren örnek araçlar: Adil dönüşüm temalı tahviller, Sosyal ve sürdürülebilir tahviller, Kamu destekli fonlar ve hibeler , Karma finansman yapıları, Enerji dönüşüm fonları ve bölgesel destek programları, Etki odaklı yatırım araçları.Bknz: Just Transition Financing Vehicles

Adil Geçiş Unsurları
İklim ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm süreçlerinde ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerin adil biçimde yönetilmesini sağlayan temel ilkeler ve bileşenlerdir. Bu unsurlar; istihdamın korunması ve yeni iş alanlarının oluşturulması, çalışanların yeniden becerilendirilmesi, toplulukların desteklenmesi, sosyal eşitsizliklerin azaltılması, yerel ekonomilerin güçlendirilmesi, paydaş katılımı ve dönüşüm maliyetlerinin adil paylaşımı gibi başlıkları kapsar.Bknz:Just Transition Elements

Adil GeçişTemalı Tahviller
Adil Geçiş Temalı Tahviller, düşük karbonlu ve sürdürülebilir bir ekonomiye geçiş sürecinde ortaya çıkan sosyal ve ekonomik etkilerin adil biçimde yönetilmesini amaçlayan projeleri finanse etmek üzere ihraç edilen borçlanma araçlarıdır. Bu tahviller, iklim geçişine bağlı yatırımları desteklerken; istihdamın korunması, çalışanların yeniden beceri kazanması, yerel toplulukların desteklenmesi ve eşitsizliklerin azaltılması gibi sosyal hedefleri açık biçimde gözetir. Adil dönüşüm temalı tahviller, çevresel faydanın yanı sıra geçiş sürecinden olumsuz etkilenebilecek gruplar için ölçülebilir sosyal sonuçlar üretmeyi hedefler.Bknz:Just Transition Bonds

Aile Ofisi
Varlıklı ailelerin veya çok nesilli aile yapıların finansal varlıklarını, yatırımlarını ve servet yönetim süreçlerini profesyonel olarak yönetmek amacıyla kurulan yapılanmalardır. Aile ofisleri; yatırım yönetimi, vergi planlaması, miras ve varlık planlaması, hayırseverlik yönetimi, risk yönetimi ve aile varlığının sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik danışmanlık hizmetlerini kapsar. Tek bir aileye hizmet veren “tek aile ofisi” ve birden fazla aileye hizmet veren “çoklu aile ofisi” modelleri bulunur.Bknz:Family Office

Amaçlanmayan Sonuçlar
Amaçlı bir eylemin istenmeyen (ve genellikle öngörülmeyen) sonuçlarını ifade eder. İstenmeyen sonuçlar; beklenmedik olumlu sonuçları, beklenmedik olumsuz sonuçları ve ters etki yaratan sonuçları (amaçlanan eylemin mevcut sorunu daha da kötüleştirdiği durumlar) kapsar.Bknz:Unintended Consequences

Aracı Kurum
Sermaye piyasalarında yatırımcılar ile piyasalar arasında işlem yapılmasını sağlayan, alım–satım emirlerini gerçekleştiren ve sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık eden lisanslı finansal kuruluştur. Aracı kurumlar; yatırım danışmanlığı, portföy aracılığı, halka arz işlemleri, türev ürünler ve diğer piyasa işlemlerinin güvenli şekilde yürütülmesi gibi hizmetler sunar. Türkiye’de faaliyetleri Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından düzenlenir ve denetlenir.Bknz: Intermediary

Atfetme
Atfetme, gözlemlenen bir değişimin ne ölçüde belirli bir müdahaleye, programa veya yatırıma atfedilebileceğini değerlendiren yaklaşımdır. Birden fazla etkenin bulunduğu veya güçlü nedensel kanıt üretmenin mümkün olmadığı durumlarda, etkiye yapılan katkıyı açıklamak için kullanılır.Bknz: Attribution

B

Bağımlılıklar
Bağımlılıklar, işletmelerin değer yaratabilmesi ve bu değeri sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu sosyal, beşerî ve doğal kaynaklar ile ilişkileri ifade eder. Bir kuruluşun etkileri (impacts) ile bağımlılıkları birbiriyle karşılıklı olarak ilişkilidir ve birlikte ele alınmalıdır.Bknz: Dependencies

Başlangıç Düzeyi
Bir proje, program veya müdahale başlamadan önce mevcut durumun ölçülmesiyle elde edilen başlangıç verisi ve referans noktasıdır. Başlangıç düzeyi; etki ölçümü, performans değerlendirmesi ve ilerleme takibi için karşılaştırma yapmayı sağlar. Bu düzey sayesinde, proje sonrasında ortaya çıkan değişimlerin ne kadarının müdahaleden kaynaklandığı daha net analiz edilebilir.Bknz: Baseline

Bireysel Yatırımcılar
Bireysel Yatırımcılar; profesyonel yatırımcılar ve kurumsal yatırımcılar dışında kalan, kişisel hesapları için yatırım yapan bireysel yatırımcılardır.Bknz: Retail Investors

Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI)
UNEP FI, Birleşmiş Milletler ile finans sektörü arasında oluşturulmuş bir iş birliği çerçevesidir. 1992 Dünya Zirvesi sonrasında, bankalar, yatırımcılar ve sigorta kuruluşlarının sürdürülebilirlik ilkelerini faaliyetlerine entegre etmelerini desteklemek amacıyla hayata geçirilmiştir.Bknz: UNEP FI (United Nations Environment Programme – Finance Initiative)

Birleşmiş Milletler İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri (UNGPs)
İnsan hakları ile ulusötesi şirketler ve diğer ticari işletmeler konusundaki Birleşmiş Milletler “Koru, Saygı Duy ve Telafi Et” çerçevesinin uygulanmasını amaçlayan, ilk 10’u devletlerin yükümlülüklerine ilişkin olan toplam 31 ilkeden oluşur.Rehber İlkeler, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Özel Temsilcisi tarafından geliştirilmiş ve 2011 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından oybirliğiyle kabul edilmiştir.Bknz: UNGPs (United Nations Guiding Principles on Business and Human Rights)

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP)
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), ülkelerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmalarını desteklemek amacıyla çalışan, hükümetler ve toplumlarla birlikte çözüm üreten Birleşmiş Milletler’in küresel kalkınma ağıdır. UNDP, politika geliştirme, kapasite güçlendirme ve finansmana erişim alanlarında destek sunarak küresel ve ulusal kalkınma sorunlarının ele alınmasına katkı sağlar.Bknz: UNDP (United Nations Development Programme)

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC)
Şirketlerin insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarında sorumlu iş uygulamalarını benimsemesini teşvik eden gönüllü BM girişimidir.Bknz: UNGC (United Nations Global Compact)

Birleşmiş Milletler Sorumlu Yatırım İlkeleri (UN PRI)
Yatırımcıların çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY/ESG) faktörlerini yatırım kararlarına entegre etmelerini teşvik eden uluslararası bir çerçevedir. 2006 yılında Birleşmiş Milletler desteğiyle oluşturulan PRI; yatırımcıların sürdürülebilirlik risklerini ve etkilerini dikkate alarak daha sorumlu, şeffaf ve uzun vadeli değer yaratan yatırım uygulamaları geliştirmesini amaçlar. Kurumsal yatırımcılar PRI’ya imzacı olarak bu ilkeleri uygulamayı ve raporlamayı taahhüt eder. PRI tarafından belirlenen altı Sorumlu Yatırım İlkesi, gönüllülük esasına dayalı ve yol gösterici niteliktedir. Bu ilkeler; ESG konularının yatırım analizine dâhil edilmesini, aktif sahiplik yaklaşımının benimsenmesini, uygun açıklama ve şeffaflığın talep edilmesini, ilkelerin yaygınlaştırılmasını, uygulama etkinliğinin artırılmasını ve yürütülen faaliyetler ile kaydedilen ilerlemenin raporlanmasını kapsar.Bknz: UN Principles for Responsible Investment (UN PRI)

Birleşmiş Milletler Sosyal Kalkınma Araştırma Enstitüsü (UNRISD)
Sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutlarına odaklanan, eşitsizlikler ve güç ilişkileri gibi yapısal sorunları inceleyen Birleşmiş Milletler bünyesindeki bağımsız araştırma kuruluşudur.Bknz: UNRISD (United Nations Research Institute for Social Development)

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA’lar)
Birleşmiş Milletler tarafından 2015 yılında kabul edilen ve 2030 yılına kadar küresel ölçekte yoksullukla mücadeleyi, eşitsizliklerin azaltılmasını, sağlıklı ve kapsayıcı kalkınmayı, çevrenin korunmasını ve ekonomik gelişmenin sürdürülebilir şekilde desteklenmesini hedefleyen 17 küresel amaçtan oluşan çerçevedir. SKA’lar; hükümetler, özel sektör, sivil toplum ve uluslararası kuruluşlar için ortak bir yol haritası ve politika rehberi niteliğindedir.Bknz: UN Sustainable Development Goals (SDGs)

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD)
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1964 yılında kurulan daimi bir hükümetler arası organdır. Gelişmekte olan ülkelerin küreselleşmiş bir ekonominin faydalarına daha adil ve etkin biçimde erişimini desteklemeyi ve artan ekonomik bütünleşmenin olası olumsuz etkileriyle başa çıkabilmeleri için kapasitelerini güçlendirmeyi amaçlar.Bknz: UNCTAD (United Nations Conference on Trade and Development)

Birleşmiş Milletler Üst Düzey Uzmanlar Grubu (UN HLEG) - Devlet Dışı Aktörlerin Net Sıfır Emisyon Taahhütlerine İlişkin Tavsiyeleri
Kasım 2022’de COP27 kapsamında yayımlanan Birleşmiş Milletler Üst Düzey Uzmanlar Grubu (UN HLEG) - Devlet Dışı Aktörlerin Net Sıfır Emisyon Taahhütlerine İlişkin Tavsiyeleri, net sıfıra ilişkin evrensel bir tanım oluşturmak ve devlet dışı aktörlerin (işletmeler, finansal kuruluşlar, şehirler ve bölgeler) net sıfır taahhüt ve beyanlarını, emisyonlardaki adil paylarıyla uyumlu hedef ve eylemlere dönüştürmelerine ve herkes için adil bir geçişi desteklemelerine yönelik iyi uygulama rehberliği sağlamak amacıyla beş ilke ve on tavsiye ortaya koymaktadır.Bknz: UN HLEG (United Nations' High Level Expert Group) - Recommendations on the Net Zero Emissions Commitments of Non-State Entities)

Ç

Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG)
Yatırım kararları ve kurum performansının değerlendirilmesinde; çevresel etkiler (iklim, kaynak kullanımı, çevre yönetimi), sosyal etkiler (çalışan hakları, toplumsal etki, eşitlik) ve kurumsal yönetişim uygulamalarını (şeffaflık, etik, yönetim yapısı, pay sahipliği) birlikte ele alan bir çerçevedir. ESG yaklaşımı, finansal performansın ötesine geçerek kurumların risklerini ve uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini sürdürülebilirlik odağında değerlendirmeyi sağlar. Bknz: Environmental, Social and Governance (ESG)

Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG) Kriterleri
Kuruluşların performansını yalnızca finansal sonuçlara göre değil; çevresel etkileri (iklim, kaynak kullanımı, çevresel risk yönetimi), sosyal etkileri (çalışan hakları, insan hakları, toplumsal etki, eşitlik ve kapsayıcılık) ve kurumsal yönetişim uygulamaları (etik, şeffaflık, yönetim yapısı, hesap verebilirlik) açısından değerlendiren kriterler bütünüdür. ESG kriterleri, yatırımcıların riskleri ve fırsatları daha kapsamlı değerlendirmesine, sürdürülebilir değer yaratımının ölçülmesine ve sorumlu yatırım kararlarının desteklenmesine katkı sağlar.Bknz: Environmental, Social, and Governance Criteria (ESG)

Çifte Önemlilik
Çifte Önemlilik, bir konunun hem kuruluşun finansal performansı üzerindeki etkisi hem de kuruluşun toplum ve çevre üzerindeki etkisi açısından önemli olup olmadığının birlikte değerlendirilmesini ifade eder.Bknz: Double Materiality

Çıkış Stratejisi
Bir yatırımın, projenin veya iş modelinin belirli bir süre sonunda nasıl sonlandırılacağını ve yatırımdan nasıl değer elde edilerek çıkılacağını tanımlayan plan ve yaklaşımı ifade eder. Çıkış stratejisi; yatırımcıların sermayelerini geri alması, kâr realizasyonu, risklerin yönetimi ve sürdürülebilir kapanış süreçlerinin sağlanması açısından önemlidir. Satış, halka arz, hisse devri, birleşme, tasfiye gibi farklı yöntemleri içerebilir. Etki yatırımlarında ise finansal geri dönüşün yanı sıra sosyal ve çevresel etkinin sürdürülebilirliği de dikkate alınır.Bknz: Exit Strategy

Çıktı Odaklı Finansman
Ölçülebilir Çıktı Odaklı Finansman (Results-Based Financing – RBF) yaklaşımları, ödemelerin önceden belirlenmiş hedeflere ulaşılmasına bağlandığı modellerdir. RBF’nin bazı türlerinde ödemeler, bir faaliyetin tamamlanması gibi çıktılara bağlı olarak yapılır. Bknz: Result-Based Financing

Çıktılar
Bir proje, program veya müdahale sonucunda doğrudan üretilen ürünler, hizmetler, faaliyetler veya ölçülebilir sonuçları ifade eder. Çıktılar; yapılan işin somut ve kısa vadeli üretimlerini gösterir, ancak tek başına nihai toplumsal veya çevresel etkiyi temsil etmez. Genellikle sayısal verilerle ifade edilir (eğitim verilen kişi sayısı, düzenlenen etkinlik sayısı vb.).Bknz: Outputs

Çok Taraflı Kalkınma Bankaları
Çok Taraflı Kalkınma Bankaları (MDB’ler), birden fazla ülkenin ortaklığıyla kurulan; gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerde sürdürülebilir kalkınmayı, ekonomik büyümeyi, yoksulluğun azaltılmasını ve sosyal–çevresel etkiyi desteklemek amacıyla finansman sağlayan uluslararası finans kuruluşlarıdır.MDB’ler; uzun vadeli krediler, garantiler, özsermaye yatırımları, teknik destek ve katalitik sermaye araçları yoluyla kamu ve özel sektör yatırımlarını harekete geçirir. Karma finansman ve sonuçlara dayalı finansman yapılarında, risk azaltıcı ve piyasa oluşturucu roller üstlenirler.Bknz: Multilateral Development Banks (MDBs)

D

Değer Zinciri
Bir ürünün veya hizmetin ortaya çıkmasından son kullanıcıya ulaşmasına ve hatta kullanım sonrası aşamalarına kadar geçen süreçte; tasarım, üretim, tedarik, lojistik, pazarlama, dağıtım, satış ve hizmet gibi değer yaratan tüm faaliyetlerin birbiriyle bağlantılı şekilde oluşturduğu bütüncül yapıdır. Değer zinciri yaklaşımı, kurumların ekonomik değer üretiminin yanı sıra sosyal ve çevresel etkilerini de analiz etmeyi ve iyileştirmeyi mümkün kılar.Bknz: Value Chain

Değerleme
Bir varlığın, şirketin, yatırımın, projenin veya finansal aracın ekonomik değerinin belirlenmesi sürecidir. Değerleme; finansal performans, varlık yapısı, nakit akışları, risk düzeyi, piyasa koşulları ve geleceğe yönelik beklentiler gibi unsurlar dikkate alınarak yapılır. Yatırım kararları, birleşme–satın alma süreçleri, fon toplama, etki yatırımı ve finansal raporlama gibi alanlarda kritik öneme sahiptir.Bknz: Valuation

Değerlendirme
Bir proje, program, politika veya yatırımın tasarımının, uygulanmasının ve sonuçlarının sistematik şekilde incelenerek etkililiğinin, verimliliğinin, ilgili paydaşlara sağladığı faydanın ve hedeflerine ne ölçüde ulaştığının analiz edilmesi sürecidir. Değerlendirme; karar alma süreçlerini güçlendirmek, öğrenmeyi desteklemek, hesap verebilirliği artırmak ve gelecekteki uygulamaları iyileştirmek amacıyla yapılır. İzleme süreçlerinden elde edilen veriler değerlendirme için temel girdi niteliği taşır.Bknz: Evaluation

Değişim Teorisi (ToC)
Bir müdahale, program, proje veya yatırımın nasıl ve hangi aşamalarla istenen sosyal, çevresel veya ekonomik etkiye ulaşacağını açıklayan kavramsal çerçevedir. Değişim Teorisi; girdiler, faaliyetler, çıktılar, sonuçlar ve nihai etki arasındaki nedensel ilişkileri görünür kılar; varsayımları, riskleri ve gerekli koşulları tanımlar. Bu yaklaşım, planlama, uygulama, izleme ve değerlendirme süreçlerini sistematik ve ölçülebilir hale getirmeyi destekler.Bknz: Theory of Change (ToC)

Dışsallıklar
Dışsallıklar; bir kuruluşun faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan, olumlu veya olumsuz, kasıtlı ya da kasıtsız, doğrudan veya dolaylı etkileri ifade eder. Bu etkiler; insanlar, topluluklar, toplum veya gezegen üzerinde ortaya çıkar ancak piyasa fiyatlarına yansımaz (yani bir kuruluşun firma değerine veya bir yatırımın değerlemesine dâhil edilmez).Bknz: Externalities

Doğal Sermaye
Bir kuruluşun geçmişte, bugün ve gelecekteki refahını destekleyen ürün ve hizmetlerin sunulmasını mümkün kılan; yenilenebilir ve yenilenemez doğal kaynaklar ile doğal süreçlerin bütününü ifade eder. Doğal sermaye; hava, su, toprak, madenler ve ormanların yanı sıra biyolojik çeşitliliği ve ekosistemlerin sağlığını kapsar.Bknz: Natural Capital

Donut Ekonomisi
Donut Ekonomisi, sürdürülebilir kalkınmaya yönelik bir çerçeve olup, gezegensel sınırlar ile sosyal temelleri bir araya getirir. Bu yaklaşım, insanlığın hem ekolojik sınırları aşmadan hem de herkes için asgari sosyal ihtiyaçların karşılandığı “güvenli ve adil bir alan” içinde gelişmesini hedefler. Bu çerçeve, Kate Raworth tarafından 2012 yılında geliştirilmiştir.Bknz: Doughnut Economics

Durum Tespiti
Gerekli Özen Süreci; bir yatırım, proje, kurum veya ortaklık kararı öncesinde, ilgili yapının finansal, hukuki, operasyonel, yönetişimsel ve etki boyutlarıyla kapsamlı şekilde incelenmesi ve değerlendirilmesi sürecidir. Amaç; riskleri, fırsatları, uyum sorunlarını ve potansiyel performansı objektif biçimde analiz ederek doğru karar verilmesini sağlamaktır.Etki yatırımı alanında due diligence süreçleri yalnızca finansal ve hukuki inceleme ile sınırlı kalmaz; aynı zamanda etki riski, etki kapasitesi, paydaş etkisi, ölçüm altyapısı ve uzun vadeli etki potansiyeli gibi unsurları da içerir.Bknz: Due Diligence

Duyarlılık ve Senaryo Analizi
Farklı varsayımlara dayalı olası senaryolar (örneğin en iyi durum, beklenen durum, en kötü durum) oluşturarak, bu senaryolara göre sonuçların nasıl değişebileceğini analiz etmeye yönelik değerlendirme sürecidir. Belirsizliğin yüksek olduğu durumlarda özellikle önemlidir.Bknz: Sensitivity and Scenario Analysis

E

Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)
Daha iyi yaşamlar için daha iyi politikalar geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir kuruluştur. Hükümetler ve paydaşlarla birlikte çalışarak sosyal, ekonomik ve çevresel alanlarda kanıta dayalı uluslararası standartlar geliştirir; kamu politikaları için veri, analiz ve iyi uygulamaların paylaşımını destekler.Bknz: OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development)

Enerji Dönüşüm Fonları ve Bölgesel Destek Programları
Enerji dönüşüm fonları ve bölgesel destek programları, fosil yakıtlara veya karbon yoğun sektörlere bağımlı bölgelerde ekonomik, sosyal ve yapısal dönüşümü desteklemek amacıyla oluşturulan finansman mekanizmalarıdır. Bu fonlar; enerji altyapısının dönüşümü, ekonomik çeşitlenme, yeni istihdam alanlarının yaratılması, yerel girişimciliğin desteklenmesi ve bölgesel dayanıklılığın artırılmasını hedefler. Adil dönüşüm yaklaşımı doğrultusunda, dönüşümden etkilenen bölgelerde uzun vadeli sosyal ve ekonomik uyum sağlamayı amaçlar.Bknz: Energy Transition Funds and Regional Support Programmes

Entegre Raporlama
Bir kuruluşun finansal performansını; çevresel, sosyal, yönetişimsel (ESG) etkileri ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesiyle birlikte ele alarak tek ve bütüncül bir rapor halinde sunmasını amaçlayan raporlama yaklaşımıdır. Entegre raporlama; kuruluşun iş modeli, stratejisi, risk ve fırsatları, paydaş ilişkileri ve yarattığı değer zinciri boyunca finansal ve finansal olmayan performansını ortak bir çerçevede görünür kılar.Bknz: Integrated Reporting (IR)

Eşdeğer
Bir sonucu doğrudan ölçmek yerine, o sonuçla güçlü biçimde ilişkili olduğu varsayılan ve sonucu temsilen kullanılan dolaylı ölçüt. Doğrudan ölçümün mümkün olmadığı, güvenilir olmadığı veya uygulanabilir olmadığı durumlarda tercih edilir.Bknz: Proxy

Eşik
Eşik; bilimsel hedefler, toplumsal normlar veya Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA’lar) doğrultusunda belirlenen, bir sonuç veya performans için kabul edilebilir alt ve üst sınırı ifade eder. Bu aralığın dışındaki performans olumsuz veya sürdürülemez, aralık içindeki performans ise olumlu veya sürdürülebilir olarak değerlendirilir.Bknz: Threshold

Etki
Etki, bir faaliyet, proje, program veya yatırım sonucunda bireylerin, toplulukların veya çevrenin yaşam koşullarında meydana gelen, nedensel olarak ilişkilendirilebilir ve anlamlı değişimleri ifade eder. Etki; yalnızca üretilen çıktıları veya kısa vadeli sonuçları değil, bu müdahalenin uzun vadede yarattığı kalıcı değişimi kapsar.Bknz: Impact

Etki Analizi
Etki Analizi; bir programın, projenin, yatırımın veya politikanın ekonomik, sosyal ve çevresel sonuçlarını ve yarattığı değeri sistematik bir şekilde inceleyen değerlendirme sürecidir. Etki Analizi, yalnızca “çıktıları” (gerçekleştirilen faaliyetler ve üretilen ürünler) değil, bu faaliyetlerin yarattığı kısa, orta ve uzun vadeli değişimleri (outcome ve impact) anlamayı, ölçmeyi ve kanıta dayalı biçimde ortaya koymayı amaçlar.Bu analiz sürecinde genellikle paydaş analizi, veri toplama yöntemleri (nitel ve nicel), karşılaştırmalı değerlendirme, izleme ve doğrulama mekanizmaları gibi araçlar kullanılır.Etki yatırımı ve sürdürülebilirlik bağlamında Etki Analizi; yatırımların toplumsal fayda, çevresel katkı ve ekonomik etkiler açısından ne ölçüde anlamlı değişim yarattığını değerlendirmeye odaklanır.Bknz: Impact Analysis

Etki Değerleme
Etki Değerleme; bir faaliyet, program, proje, yatırım veya politikanın yarattığı sosyal, çevresel ve ekonomik etkilerin nicel ve nitel olarak değerlendirilmesi ve bu etkilerin değerinin ortaya konulması sürecidir. Sadece etkiyi tanımlamakla kalmaz; söz konusu etkinin büyüklüğünü, önemini, paydaşlar üzerindeki anlamını ve mümkün olduğunda finansal karşılığını belirlemeyi amaçlar. Etki Değerleme sürecinde; çıktı–sonuç–etki ayrımı, paydaş katkısı, ek fayda (additionality), nedensellik, ölçüm göstergeleri ve doğrulama yaklaşımları gibi unsurlar dikkate alınır.Etki yatırımı bağlamında Etki Değerleme; yatırımların toplumsal ve çevresel etki performansını anlamaya, karşılaştırmaya ve karar süreçlerinde kullanmaya imkân tanır.Bknz: Impact Valuation

Etki Değerlendirmesi (Müdahale Öncesi)
Etki Değerlendirmesi (Assessment), bir politika, proje, program veya yatırımın uygulanmadan önce veya uygulama sürecinde, bireyler, topluluklar, toplum veya çevre üzerinde yaratması muhtemel veya ortaya çıkmaya başlayan etkileri sistematik biçimde belirlemeyi, analiz etmeyi ve yönetmeyi amaçlayan değerlendirme sürecidir.Bu yaklaşım, karar alma süreçlerini bilgilendirmek için kullanılır; olumlu ve olumsuz etkileri birlikte ele alır ve çoğunlukla önleyici, yönlendirici veya iyileştirici bir araç işlevi görür. Nedensel kanıt üretmeyi zorunlu kılmaz; bunun yerine paydaş katılımı, nitel analizler, risk–etki değerlendirmeleri ve senaryo analizleri öne çıkar. Etki değerlendirmesi genellikle ex-ante (müdahale öncesi) veya uygulama sırasında yürütülür.Bknz: Impact Assessment

Etki Değerlendirmesi (Müdahale Sonrası)
Etki Değerlendirmesi (Evaluation), bir politika, proje, program veya yatırım uygulandıktan sonra, gerçekten hangi değişimlerin meydana geldiğini, bu değişimlerin ne ölçüde söz konusu müdahaleden kaynaklandığını (nedensellik) ve ortaya çıkan sonuçların paydaşlar açısından ne anlama geldiğini ortaya koymayı amaçlayan sistematik değerlendirme sürecidir.Bu yaklaşım, yalnızca “ne yapıldı?” sorusuna değil; “ne değişti?”, “kim için değişti?”, “ne kadar değişti?” ve “bu değişim gerçekten bizim müdahalemizin sonucu mu?” sorularına yanıt arar. Bu nedenle nedensel analiz merkezi bir rol oynar. Nicel ve nitel veri toplama yöntemleri, karşılaştırmalı analizler, kontrol veya karşılaştırma grupları, izleme göstergeleri ve doğrulama mekanizmaları bu sürecin temel bileşenleridir. Etki değerlendirmesi bu anlamıyla ağırlıklı olarak ex-post yürütülür.Bknz: Impact Evaluation

Etki Ekonomisi
Etki Ekonomisi; ekonomik aktörlerin yalnızca finansal getiri odaklı değil, sosyal ve çevresel etkiyi de kararlarının merkezine aldığı, kamu, özel sektör, sivil toplum ve finansal ekosistemin birlikte değer yarattığı ekonomik yapı ve anlayışı ifade eder. Bu yaklaşımda sermaye, şirket stratejileri, kamu politikaları ve finansal araçlar; toplumsal refahı artırmak, çevresel sorunları çözmek ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek amacıyla yönlendirilir.Etki ekonomisi, etki yatırımının çalıştığı değil, egemen olduğu ekonomik düzendir.Bknz: Impact Economy

Etki Güvencesi
Etki Güvencesi; kurumların açıkladığı etki verilerinin, ölçüm metodolojilerinin, kullanılan göstergelerin ve raporlanan sonuçların kurumdan bağımsız üçüncü taraflar tarafından, uluslararası standartlar ve mesleki ilkelere uygun biçimde doğrulanması ve değerlendirilmesi sürecidir.Etki güvencesi; etki ölçümü ve raporlamasının doğruluğunu, tutarlılığını ve güvenilirliğini artırarak paydaşlar nezdinde şeffaflık ve güven sağlar.Bknz: Impact Assurance

Etki Haritası
Etki Haritası; bir programın, projenin veya yatırımın faaliyetlerinden başlayarak çıktılar, sonuçlar ve nihai etkilere uzanan mantıksal akışını görselleştiren yapılandırılmış bir çerçevedir. Genellikle paydaşlar, girdi–faaliyet–çıktı–sonuç–etki ilişkileri, nedensellik zinciri ve varsayımlar bu harita üzerinde gösterilir.Bknz: Impact Mapping

Etki Hedefi / Etki Hedefleri
Etki hedefleri; bir kuruluşun, fonun veya yatırımın ulaşmayı amaçladığı ölçülebilir sosyal, çevresel veya kalkınma sonuçlarını ifade eder. Bu hedefler, etki yönetimi ve performans takibi için referans noktası oluşturur.Bknz: Impact Target / Impact Targets

Etki İzleme
Etki İzleme; bir programın, yatırımın veya kurumun etki performansının, belirlenen göstergeler doğrultusunda düzenli, sistematik ve sürekli olarak takip edilmesi sürecidir. Amaç; ilerlemeyi görmek, sapmaları tespit etmek, öğrenme süreçlerini desteklemek ve etkilerin zaman içindeki değişimini anlamaktır.Bknz: Impact Monitoring

Etki Kuruluşu
Etki Kuruluşu; faaliyetlerinin merkezine toplumsal ve çevresel etkiyi yerleştiren, varlık gerekçesini yalnızca finansal performansla değil, yarattığı pozitif toplumsal ve çevresel değerle tanımlayan kuruluştur. Bu kuruluşlar etki hedeflerini stratejilerine entegre eder, etkiyi ölçer, yönetir ve raporlar.Bknz: Impact Organisation

Etki Ölçümü ve Yönetimi (IMM)
Etki Ölçümü ve Yönetimi (IMM), bir kuruluşun veya yatırımın hedeflediği sosyal ve çevresel etkileri tanımlama, ölçme, izleme, değerlendirme ve bu bulgular doğrultusunda karar alma süreçlerini iyileştirme sürecini ifade eder. IMM, etkinin yalnızca raporlanmasını değil, yönetilmesini amaçlar.Bknz: Impact Measurement and Management (IMM)

Etki Önemliliği
Etki Önemliliği, bir kuruluşun faaliyetlerinin, ürünlerinin veya yatırımlarının insanlar ve çevre üzerinde yarattığı veya yaratma potansiyeli taşıdığı etkilerin önem düzeyini ifade eder. Odak noktası, dış dünyada yaratılan etkidir.Bknz: Impact Materiality

Etki Riski
Etki Riski; bir yatırımın, programın veya projenin beklenen sosyal ve çevresel etkiyi yaratamama, beklenenden daha düşük etki üretme, olumsuz etki oluşturma veya raporlanan etkinin gerçeği yansıtmaması ihtimalini ifade eder.Etki Riski; tasarım, uygulama süreci, veri kalitesi, dışsal faktörler, paydaş katılımı, ölçüm hataları ve beklenmeyen sonuçlar gibi unsurlardan kaynaklanabilir. Etki yatırımı alanında etki riskinin yönetimi; stratejik planlama, izleme, doğrulama ve sürekli iyileştirme süreçleriyle bütüncül şekilde ele alınır.Bknz: Impact Risk

Etki Stratejisi
Etki Stratejisi; bir kurumun, yatırımcının veya programın toplumsal ve çevresel etkisini nasıl yaratacağını, yöneteceğini ve sürdüreceğini belirleyen amaç, öncelik, yaklaşım ve uygulama çerçevesidir. Etki Stratejisi; hedeflenen etki alanlarını, öncelikli paydaşları, başarı göstergelerini, ölçüm ve izleme yöntemlerini, risk yönetimini ve yönetişim mekanizmalarını kapsar. Kurumsal stratejiyle uyumlu, uzun vadeli ve kanıta dayalı bir yol haritası oluşturur.Bknz: Impact Strategy

Etki Tahvilleri
Etki Tahvilleri, kamu veya bağışçı bir sonuç ödeyicisinin (outcome payer) önceden tanımlanmış ve ölçülebilir sonuçlara ulaşılması durumunda ödeme yapmayı taahhüt ettiği; özel yatırımcıların ise hizmet sağlayıcıların bu sonuçları elde etmesi için gerekli başlangıç sermayesini sağladığı sonuçlara dayalı finansman ve sözleşme modelleridir.Bu yapılarda: – Ödemeler, sunulan faaliyetlere veya çıktılara değil, bağımsız olarak doğrulanmış sonuçlara bağlanır. – Performans ve uygulama riski, sonuçlar gerçekleşene kadar yatırımcılar üzerinde kalır. – Hizmet sağlayıcılar, belirlenen sosyal veya kalkınma sonuçlarını elde etmek üzere müdahaleyi uygular.Adında “tahvil” (bond) geçmesine rağmen, etki tahvilleri geleneksel anlamda bir tahvil veya yatırım aracı değildir; sabit getiri sağlamaz ve geri ödemeler tamamen sonuçların başarısına bağlıdır. Bu nedenle etki tahvilleri, finansal menkul kıymetlerden ziyade yenilikçi bir kamu hizmeti finansmanı ve sözleşme yaklaşımı olarak değerlendirilir.Etki tahvilleri; Sosyal Etki Tahvilleri (Social Impact Bonds – SIBs) ve Kalkınma Etki Tahvilleri (Development Impact Bonds – DIBs) olmak üzere iki ana türde uygulanır.Bknz: Impact Bonds

Etki Tezi
Etki Tezi, bir işletmenin, fonun, ihraççının, yatırımın veya yatırım yapılan kuruluşun; sürdürülebilir kalkınmaya ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA’lar) nasıl ve hangi yollarla olumlu katkı sağlamasının beklendiğine ilişkin sonuç odaklı varsayımı ifade eder. Etki tezi, ayrı bir belge olarak tanımlanabileceği gibi; ideal olarak kurumun stratejisine, iş modeline veya yatırım tezine entegre edilerek kurgulanır.Bknz: Impact Thesis

Etki Yatırımı
Etki yatırımları; finansal getiri beklentisi ile sosyal ve/veya çevresel etki yaratma niyetiyle şirketlere, kuruluşlara ve fonlara yapılan yatırımlardır.Bknz: Impact Investing

Etki Yıkama
İnsanlar ve gezegen üzerindeki sosyal ve/veya çevresel etkiye yönelik kaygının yüzeysel ve gerçeği yansıtmayan bir biçimde sergilenmesi ya da yatırımcıları veya müşterileri çekmek amacıyla ulaşılan etkinin abartılması. Bknz: Impact Washing

Etki Yönetimi
Etki yönetimi; sürdürülebilir kalkınma ve etki boyutlarının, bir kuruluşun stratejisine, yönetim yaklaşımına, yönetişim yapısına, karar alma süreçlerine ve açıklama/pratiklerine sürekli olarak entegre edilmesini ifade eder.Bu süreç; uygun başlangıç değerleri ve eşikler çerçevesinde iddialı etki amaçları ve hedefleri belirlemeyi, paydaşları karar alma süreçlerine dâhil etmeyi, ilgili etkileri tanımlamayı, ölçmeyi, değerlemeyi, yönetmeyi ve raporlamayı; ayrıca öğrenme ve sürekli iyileştirme mekanizmaları oluşturmayı kapsar. Amaç, sürdürülebilir kalkınmaya ve SKA’lara yapılan katkıyı en üst düzeye çıkarmaktır. Bknz: Impact Management

Etki Zinciri
Etki Zinciri; bir programın, projenin veya yatırımın girdilerden başlayarak faaliyetlere, çıktılara, sonuçlara ve nihai etkiye uzanan mantıksal neden–sonuç ilişkisini açıklayan yapıdır. Etki Zinciri, “ne yapıyoruz?”dan çok “yaptıklarımız hangi değişime yol açıyor?” sorusuna sistematik bir cevap üretmeyi amaçlar. Bu çerçeve; etki yaratma mantığını görünür kılar, ölçüm ve değerlendirme süreçlerine temel oluşturur. Bknz: Impact Chain

F

Faaliyetler
Faaliyetler; bir program, proje, yatırım veya kurumun belirlenen hedeflere ulaşmak için yürüttüğü somut eylemleri ve uygulama süreçlerini ifade eder. Faaliyetler, girdilerin kullanılmasıyla ortaya çıkan uygulama adımlarını temsil eder ve çıktılar ile etkilerin oluşmasının temelini oluşturur. Etki zincirinde faaliyetler; girdilerden sonra, çıktılardan önce gelen kritik aşamadır. Bknz: Activities

Fikrî Sermaye
Bir kuruluşun değer yaratma kapasitesini destekleyen; patentler, telif hakları, yazılımlar, haklar ve lisanslar gibi fikrî mülkiyet unsurları ile zımni bilgi, sistemler, prosedürler ve protokoller gibi kuruluşa özgü bilgi ve yapıları kapsayan fon havuzunu ifade eder. Bknz: Intellectual Capital

Finansal Araçlar
Finansal Araçlar; finansal piyasalarda değer taşıyan ve taraflar arasında fon transferi, risk yönetimi, yatırım ve tasarruf süreçlerini mümkün kılan sözleşme, varlık ve mekanizmaları ifade eder. Bu araçlar; borçlanma araçları, hisse senetleri, yatırım fonları, tahviller, türev ürünler ve etki odaklı finansal enstrümanlar (sosyal etki tahvilleri, sürdürülebilir tahviller, yeşil tahviller vb.) gibi geniş bir yelpazeyi kapsar.Etki yatırımı bağlamında finansal araçlar, sermayenin ölçülebilir sosyal ve çevresel etki yaratacak alanlara yönlendirilmesini sağlayan önemli piyasa araçlarıdır. Bknz: Financial Instruments

Finansal Eşdeğer
Finansal Eşdeğer; bir sosyal, çevresel veya ekonomik etkinin, parasal değerle ifade edilebilir karşılığına verilen isimdir. Ölçülen bir etkinin finansal sistemde anlaşılabilir ve karşılaştırılabilir hale getirilmesi amacıyla kullanılır. Örneğin; sağlıkta iyileşmenin kamu harcamalarında yarattığı tasarruf, karbon emisyonunun parasal karşılığı veya bir sosyal programın ekonomik katma değer etkisi finansal eşdeğerle açıklanabilir. Etki ölçümü ve değerleme süreçlerinde, finansal eşdeğer kavramı etkiyi daha somut hale getirerek karar mekanizmalarında kullanılmasını kolaylaştırır. Bknz: Financial Proxy

Finansal Önemlilik
Finansal Önemlilik, bir konunun bir kuruluşun finansal durumu, performansı veya gelecekteki nakit akışları üzerinde anlamlı bir etki yaratma potansiyeline sahip olup olmadığını ifade eder. Bknz: Financial Materiality

Finansal Sermaye
Bir kuruluşun mal üretimi veya hizmet sunumu amacıyla kullanımına tahsis edilen; borçlanma, öz sermaye veya hibe gibi finansman yollarıyla ya da faaliyetleri ve yatırımları sonucunda edinilen fon havuzunu ifade eder. Bknz: Financial Capital

Finansal Sürdürülebilirlik
Finansal Sürdürülebilirlik; bir kurumun, programın, projenin veya yatırımın, finansal kaynaklarını uzun vadeli süreklilik ve istikrarı sağlayacak biçimde yönetebilmesi, faaliyetlerini kesintiye uğratmadan sürdürebilmesi ve finansal kırılganlıklara karşı dayanıklılık gösterebilmesi kapasitesini ifade eder.Finansal sürdürülebilirlik; gelir çeşitliliği, mali risk yönetimi, bütçe disiplini, kaynakların etkin kullanımı, finansal dayanıklılık ve uzun vadeli planlama unsurlarını içerir. Etki yatırımı ve sürdürülebilirlik bağlamında; yalnızca finansal sürdürülebilirlik sağlamak değil, aynı zamanda bu finansal yapının toplumsal ve çevresel etkiyi destekleyecek şekilde kurgulanması önem taşır. Bknz: Financial Sustainability

Firma Değeri
Firma Değeri; bir şirketin toplam ekonomik değerini ifade eden bir göstergedir. Piyasa değeri (market capitalization) ile şirketin borçlarının toplamına eşittir ve şirketin tamamının satın alınması durumunda ödenecek yaklaşık değeri yansıtır. Bknz: Enterprise Value

Fon
Sürdürülebilir kalkınmaya ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA’lar) olumlu katkıyı; amacına, stratejisine, yönetim yaklaşımına, yönetişim uygulamalarına ve karar alma süreçlerine entegre etmeyi hedefleyen yatırım fonunu ifade eder. Fonlar; özel sermaye , özel borç veya girişim sermayesi (venture capital) fonları şeklinde yapılandırılabilir. Bknz: Fund

Fon Yöneticisi
Fonun yatırım stratejisinin uygulanmasından ve fon portföyünün yönetilmesinden sorumlu olan kuruluştur. Bknz: Fund Manager

G

Garanti
Garanti; bir finansal işlemde, borçlunun yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda ödemeyi üstlenmeyi taahhüt eden mekanizmadır. Finansal piyasada riskleri azaltmak, yatırımcı güvenini artırmak ve finansmana erişimi kolaylaştırmak amacıyla kullanılır. Etki yatırımı bağlamında garanti mekanizmaları; sosyal, çevresel veya kalkınma odaklı projelerde riskleri azaltarak özel sektör sermayesinin harekete geçmesini, yatırım yapılabilirliği ve ölçeklenebilirliği desteklemeyi amaçlar. Bknz: Guarantee

Geçiş Planları
Geçiş Planları, kuruluşların düşük karbonlu, iklime dayanıklı ve sürdürülebilir bir ekonomiye geçiş sürecinde; stratejilerini, yatırım kararlarını, hedeflerini ve uygulama yol haritalarını ortaya koyan planlardır. İklim hedefleriyle uyumu ve ilerlemenin izlenmesini sağlar. Bknz: Transition Plans

Geçiş Riskleri
Geçiş Riskleri; düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde ortaya çıkan; politika, düzenleme, teknoloji, piyasa ve itibar kaynaklı risklerdir. Bknz: Transition Risks

Geçiş Yatırımı
Geçiş Yatırımı; henüz tam anlamıyla sürdürülebilir olmayan ancak daha sürdürülebilir, düşük karbonlu ve etki odaklı bir modele geçiş sürecinde olan sektörlere, kurumlara veya projelere yapılan yatırımları ifade eder. Amaç; dönüşümün gerçekleşmesi için gerekli finansmanı sağlamak, riskleri yönetilebilir hale getirmek ve işletmelerin çevresel, sosyal ve yönetişim performanslarını zaman içinde iyileştirmelerine katkı sunmaktır. Bknz: Sustainable-improving (or Transition) Investing

Gelir Paylaşım Anlaşmaları
Gelir Paylaşım Anlaşmaları; bir proje, yatırım veya iş modelinden elde edilen gelirlerin önceden belirlenmiş koşullar ve oranlar çerçevesinde birden fazla taraf arasında paylaşılmasını düzenleyen sözleşmelerdir. Bu anlaşmalar, taraflar arasındaki risk ve getirinin daha adil dağıtılmasını, finansmanın daha esnek hale getirilmesini ve proje sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesini amaçlar. Etki yatırımı bağlamında, gelir paylaşım anlaşmaları sosyal girişimler, etki odaklı projeler veya kamu–özel iş birlikleri kapsamında; finansal getirinin yanı sıra toplumsal ve çevresel faydanın sürdürülebilir şekilde üretilebilmesi için kullanılan önemli finansman modellerinden biridir. Bknz: Revenue Sharing Agreements

Genel Ortak
Genel ortak; fonun kaynaklarını temin eder ve fonun günlük operasyonlarını yönetir; bu kapsamda yatırım fırsatlarının belirlenmesi ve yapılandırılması, yatırımların sonlandırılması (çıkış) ve sınırlı ortaklara (limited partners) dağıtım yapılması süreçlerini yürütür. Bknz: General Partner

Gerçek Varlıklar
Gerçek Varlıklar; fiziksel varlığa sahip olan, somut değeri bulunan ve genellikle uzun vadeli yatırım niteliği taşıyan varlıklardır. Bu varlıklar arasında gayrimenkul, altyapı yatırımları, enerji tesisleri, doğal kaynaklar, tarım arazileri ve fiziki üretim varlıkları gibi unsurlar yer alır. Etki yatırımı bağlamında gerçek varlıklar; yenilenebilir enerji projeleri, sürdürülebilir altyapı yatırımları, çevresel koruma alanları ve toplumsal fayda sağlayan fiziki yatırımlar gibi hem finansal getiri hem de ölçülebilir sosyal ve çevresel etki üretebilen önemli yatırım alanlarıdır. Bknz: Real Assets

Geri Alınabilir Hisse
Geri Alınabilir Hisse, belirli koşullar altında ve önceden tanımlanmış bir zaman veya performans kriterine bağlı olarak, ihraç eden kuruluş tarafından yatırımcıdan geri satın alınabilen özsermaye aracını ifade eder.Etki yatırımı bağlamında bu tür hisseler; yatırımcılara sınırlı ve öngörülebilir bir çıkış imkânı sunarken, yatırım yapılan kuruluşun uzun vadeli misyonunu ve etki hedeflerini korumayı amaçlayan hibrit bir finansal araç olarak kullanılır. Geri alım; sabit getiri garantisi içermeyebilir ve çoğu zaman finansal performans, nakit akışı veya etkiyle ilişkili koşullara bağlıdır. Bknz: Redeemable Share

Geri Ödenebilir Hibeler
Geri Ödenebilir Hibeler; başlangıçta hibe olarak verilen, ancak belirlenen etkiler, gelir üretimi veya finansal sürdürülebilirlik hedefleri gerçekleştiğinde kısmen veya tamamen geri ödenmesi beklenen finansman modelidir. Eğer proje başarısız olur veya hedeflenen ölçekte gelir/etki oluşmazsa geri ödeme talep edilmeyebilir ya da esnek şartlar uygulanabilir. Bu mekanizma; hibelerin yalnızca bağış niteliğinde kalmamasını, etki oluştuğunda finansmanın yeniden kullanılabilir hale gelmesini ve ekosistemde döngüsel bir etki sermayesi yapısının güçlenmesini destekler. Bknz: Recoverable Grants (or convertible grants)

Girişim Sermayesi
Girişim Sermayesi; erken aşama, yüksek büyüme potansiyeline sahip ve yenilikçi işletmelere, genellikle özsermaye veya özsermaye benzeri araçlarla yapılan; stratejik yönlendirme, yönetimsel destek ve yatırımcı ağlarına erişimle birlikte sunulan yatırımları ifade eder. Etki yatırımı bağlamında girişim sermayesi, yalnızca finansal getiri hedeflemekle kalmaz; aynı zamanda ticari başarıyla birlikte ölçülebilir sosyal ve çevresel çıktılar üretebilen işletmeleri desteklemeyi amaçlar. Bknz: Venture Capital

Girişimci Hayırseverlik
Girişimci Hayırseverlik; geleneksel bağış yaklaşımının ötesine geçerek, yatırımcı bakış açısı ve girişimcilik yaklaşımıyla sosyal amaçlı kuruluşlara, sosyal girişimlere veya kamu yararı odaklı projelere destek sağlayan bir finansman ve kapasite geliştirme modelidir. Sadece mali destek değil; stratejik rehberlik, kapasite geliştirme, performans izleme ve uzun vadeli etki odağı ile çalışır. Amaç; sosyal faydanın daha sürdürülebilir, ölçülebilir ve ölçeklenebilir şekilde üretilmesini sağlamaktır. Bknz: Venture Philanthropy

Global Impact Investing Network (Küresel Etki Yatırımı Ağı - GIIN)
Küresel Etki Yatırımı Ağı (GIIN); etki yatırımcılığı alanında dünya genelindeki yatırımcıları, fonları, kurumları ve paydaşları bir araya getiren; bilgi paylaşımı, standart geliştirme, veri üretimi ve kapasite geliştirme faaliyetleriyle ekosistemin büyümesini destekleyen en önemli uluslararası platformlardan biridir. Bknz: Global Impact Investing Network (GIIN)

Global Reporting Initiative (Küresel Raporlama Girişimi)
İşletmelerin, kamu kurumlarının ve diğer kuruluşların çevresel, ekonomik ve sosyal etkilerini anlamalarına ve bu etkileri şeffaf biçimde raporlamalarına yardımcı olan, uluslararası ve bağımsız bir standart belirleyici kuruluştur. GRI Standartları küresel ölçekte uygulanır ve ücretsiz bir kamusal kaynak olarak sunulur.Bknz: GRI (Global Reporting Initiative)

Global Steering Group for Impact Investment (GSG Impact)
GSG Impact (Etki Yatırımı için Küresel Yönlendirme Grubu), etki yatırımının küresel ölçekte gelişimini hızlandırmak amacıyla kurulmuş, ülkelerdeki Ulusal Partnerleri bir araya getiren uluslararası bir liderlik platformudur. GSG Impact; kamu politikalarının geliştirilmesi, piyasa altyapısının güçlendirilmesi, etki ölçümü ve yönetimi standartlarının yaygınlaştırılması, bilgi paylaşımı ve kapasite geliştirme yoluyla, sermayenin ölçülebilir sosyal ve çevresel etki yaratacak şekilde yönlendirilmesini destekler. Platform, etki yatırımını finansal sistemin ayrılmaz bir parçası hâline getirmeyi amaçlar. Bknz: Global Steering Group for Impact Investment (GSG Impact)

Gösterge Seti
Kuruluşların (işletmeler, fonlar veya ihraççılar) SKA performansını Etkinin Beş Boyutu kapsamında ölçmelerine ve değerlendirmelerine imkân tanıyan nicel veya nitel göstergeler bütününü ifade eder. Bknz: Metric Set

Göstergeler
Göstergeler; bir programın, projenin veya yatırımın performansını, çıktısını, sonucunu ve etkisini ölçmek, izlemek ve değerlendirmek için kullanılan nicel veya nitel veri noktalarıdır. Etki ölçümü ve yönetimi bağlamında göstergeler; ilerlemeyi görünür kılar, öğrenmeyi destekler, karar alma süreçlerine kanıt sağlar ve hesap verebilirliği güçlendirir. Göstergeler; çıktı göstergeleri, sonuç (outcome) göstergeleri ve etki göstergeleri olarak sınıflandırılabilir. Bknz: Indicators

H

Hayır Kurumu
Hayır Kurumu; kamu yararına hizmet üretmek amacıyla kurulan, kâr dağıtımı yapmayan ve faaliyetlerini bağışlar, hibeler ve gönüllü destekler gibi kaynaklarla sürdüren kurumlardır. Amaçları toplumsal ihtiyaçlara çözüm üretmek, dezavantajlı grupları desteklemek ve sosyal faydayı güçlendirmektir. Etki ekosistemi içinde hayır kurumları, sosyal değer yaratımına yönelik olarak etki odaklı, ölçülebilir ve sürdürülebilir yaklaşımlar benimseyerek giderek daha stratejik bir rol üstlenmektedir. Bknz: Charity

Hesap Verebilirlik
Hesap Verebilirlik; bir kurumun, programın veya yatırımın aldığı kararlar, kullandığı kaynaklar, yürüttüğü faaliyetler ve ortaya çıkan sonuçlar konusunda paydaşlarına karşı sorumluluk taşıması ve bunları şeffaf biçimde açıklama yükümlülüğünü ifade eder. Etki ekosisteminde hesap verebilirlik, yalnızca finansal performansın değil; sosyal ve çevresel etkinin de ölçülmesi, raporlanması ve kamuoyuyla paylaşılması sorumluluğunu kapsar. Bu yaklaşım güveni güçlendirir, şeffaflığı artırır ve daha güçlü bir etki yönetimi sağlar. Bknz: Accountability

Hibeye Dönüşebilen Krediler
Hibeye Dönüşebilen Krediler; belirli koşulların sağlanması halinde tamamen veya kısmen geri ödenmesi affedilebilen, aksi durumda geri ödeme yükümlülüğü devam eden kredi türüdür. Bu koşullar genellikle sosyal etki hedeflerinin gerçekleşmesi, belirlenen performans göstergelerinin sağlanması, belirli bir faaliyet alanında kalıcılık veya hedef gruplara belirlenen katkının sunulması gibi kriterlere bağlıdır. Etki yatırımı ve sosyal finans bağlamında bu mekanizma, riskleri azaltarak etki odaklı girişimlerin ve projelerin finansmana erişimini kolaylaştırır; aynı zamanda performans odaklı etki üretimini teşvik eder. Bknz: Forgivable Loans into Grants

Hibrit Finansal Araçlar
Hibrit Finansal Araçlar; hem borç hem de özsermaye özellikleri taşıyan, gerektiğinde dönüştürülebilen, esnek geri ödeme yapıları barındıran ve risk–getiri dengesini farklı taraflar arasında paylaşmayı mümkün kılan finansal araçları ifade eder. Etki yatırımı bağlamında; sürdürülebilir finansman ihtiyacı olan projeler için esnek, ölçeklenebilir ve yatırımcı için cazip yapılar oluşturmakta kullanılır. Bknz: Hybrid Financial Instruments

Hibrit Finansman
Hibrit Finansman; bir proje veya kurumun finansmanı için farklı tür finansman kaynaklarının (borç, özsermaye, hibrit araçlar, hibeler vb.) birlikte ve bütüncül bir şekilde kullanıldığı finansman yaklaşımıdır. Amaç; finansal sürdürülebilirliği güçlendirmek, riskleri dağıtmak ve daha dayanıklı bir finansal yapı kurmaktır. Bknz: Hybrid Finance

Hibrit Yapı
Hibrit Yapı, esneklik ve dayanıklılık sağlamak amacıyla farklı finansal, yönetişimsel veya organizasyonel modellerin unsurlarını bir araya getiren tasarım yaklaşımını ifade eder. Finans alanında ise hibrit yapı; birden fazla finansman mekanizmasının tek bir model içinde yapılandırılmış biçimde bir araya getirilmesidir. Bknz: Hybrid Structure/Nature

Hızlandırıcı
Hızlandırıcı; girişimlerin veya etki odaklı kurumların büyümesini hızlandırmak amacıyla belirli bir süre boyunca mentorluk, eğitim, finansman erişimi, iş ağı ve teknik destek sağlayan yapılandırılmış programları ifade eder. Etki yatırımı ekosisteminde hızlandırıcılar, sosyal girişimlerin ve etki odaklı iş modellerinin güçlenmesini ve ölçeklenebilir hale gelmesini destekler. Bknz: Accelerator

İ

İhraççı
Tahvil, hisse senedi veya diğer menkul kıymetleri çıkararak piyasalarda yatırımcılardan sermaye veya borç finansmanı sağlayan kişi veya kurumdur. Tahvil piyasasında ihraççı, yatırımcılara borç para almak amacıyla tahvil/borçlanma aracı çıkaran tarafı ifade eder. İhraççılar devletler, alt devlet birimleri (ör. şehirler), şirketler, finansal kuruluşlar veya özel amaçlı yapılar olabilir. Bknz: Issuer

İkili Bilanço Sistemi
İkili Bilanço Sistemi; bir kurumun yalnızca finansal performansını değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel etkilerini de bilanço benzeri bir yapı ile izlemeyi, ölçmeyi ve raporlamayı amaçlayan yaklaşımı ifade eder. Bu sistemde finansal bilanço ile birlikte “etki bilançosu” da oluşturulur; böylece kurumun yarattığı toplam değer daha bütüncül şekilde görülür. Bknz: Double Bottom Line

İkinci Taraf Görüşü
İkinci Taraf Görüşü (SPO), bir tahvil, finansal araç veya finansman çerçevesinin (ör. yeşil, sosyal, sürdürülebilir veya etki tahvilleri) ilgili ilke, standart ve çerçevelerle uyumunu değerlendirmek amacıyla bağımsız ve uzman bir kuruluş tarafından hazırlanan değerlendirme raporudur.SPO’lar; aracın amaçlanan sosyal, çevresel veya etki hedefleriyle tutarlılığını, seçilen göstergelerin uygunluğunu ve yönetişim yapısının güvenilirliğini analiz eder. Etki güvencesi (assurance) ile karıştırılmamalıdır; SPO genellikle ihraç öncesi veya erken aşamada yapılan bir uygunluk değerlendirmesidir. Bknz: A Second Party Opinion (SPO)

İkincil / Artık Sermaye
İkincil / Artık Sermaye; finansal yapı içinde geri ödeme önceliği daha düşük, genellikle riskin daha büyük kısmını üstlenen ve bu nedenle diğer yatırımcıları koruyarak finansal yapıyı güçlendiren sermaye türüdür. Etki yatırımı bağlamında bu tür sermaye, diğer yatırımcıları teşvik eden katalitik sermaye rolü üstlenebilir. Bknz: Subordinated Capital

İkincil Krediler
İkincil Krediler; geri ödeme önceliği ana (kıdemli) kredilerin gerisinde olan, genellikle daha yüksek risk taşıyan ve bu nedenle yatırım yapılarında risk paylaşımını destekleyen kredi türleridir. Finansal mimaride riskin kademelendirilmesini ve özel sermayenin sürece dahil olmasını kolaylaştırır. Bknz: Subordinated Loans (or subordinated debt)

İklim Riskleri
İklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olayları veya uzun vadeli çevresel değişimlerden kaynaklanan risklerdir (sel, kuraklık, sıcaklık artışı vb.). Bknz: Climate Risks

İklim Teknolojisi
İklim Teknolojisi; iklim değişikliği ile mücadele etmek, karbon emisyonlarını azaltmak, uyum süreçlerini desteklemek ve sürdürülebilir dönüşümü hızlandırmak için geliştirilen teknolojik çözümler, ürünler, altyapılar ve sistemleri ifade eder. Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, karbon yakalama, döngüsel ekonomi teknolojileri gibi alanları kapsar. Bknz: Climate Tech

İklim Temelli Fiziksel Riskler
İklım temellli fiziksel riskler, iklim değişikliğinin doğrudan fiziksel etkilerinden kaynaklanır; aşırı hava olayları ile uzun vadeli çevresel değişimleri kapsar. Bknz: Climate-Related Physical Risks

İmtiyazlı Finansman
İmtiyazlı Finansman; piyasa koşullarına kıyasla daha uygun şartlarla (düşük faiz, daha uzun vade, esnek geri ödeme vb.) sağlanan ve çoğu zaman kamu, kalkınma finansmanı kuruluşları veya hayırsever sermaye tarafından sunulan finansman türüdür. Amaç; riskleri azaltarak özel sermayenin girmekte zorlandığı alanlarda yatırımları mümkün kılmaktır. Bknz: Concessional Finance

İnkübatör / Kuluçka Merkezi
İnkübatör / Kuluçka Merkezi; erken aşama girişimlerin, sosyal girişimlerin veya yenilikçi iş fikirlerinin ilk gelişim dönemlerinde ihtiyaç duydukları destekleri sistematik ve yapılandırılmış bir program çerçevesinde sağlayan yapılardır. Bu destekler genellikle; eğitim, mentorluk, iş modeli geliştirme desteği, teknik ve idari danışmanlık, ofis/çalışma alanı, ağlara erişim ve bazı durumlarda finansman veya yatırım hazırlığı desteğini içerir. Etki ekosisteminde inkübatörler, özellikle sosyal etki potansiyeli taşıyan girişimlerin güçlenmesini ve sürdürülebilir hale gelmesini destekleyen önemli kapasite geliştirme mekanizmalarıdır. Bknz: Incubator

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (UDHR)
İnsan hakları tarihinin dönüm noktası niteliğindeki bir belgedir. Dünyanın tüm bölgelerinden, farklı hukuki ve kültürel arka planlara sahip temsilciler tarafından hazırlanan Bildirge, 10 Aralık 1948 tarihinde Paris’te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından (Genel Kurul’un 217 A sayılı kararıyla) tüm halklar ve tüm uluslar için ortak bir başarı standardı olarak ilan edilmiştir. Bildirge, evrensel olarak korunması gereken temel insan haklarını ilk kez ortaya koymuş ve 500’ün üzerinde dile çevrilmiştir. Bknz: UDHR (Universal Declaration of Human Rights)

İnsan Sermayesi (Beşeri Sermaye)
İnsan Sermayesi (Beşeri Sermaye); insanların sahip oldukları yeterlilikler, kabiliyetler, deneyimler ve yenilik yapma motivasyonları ile bir kuruluşun değer yaratma kapasitesine katkı sağlayan bilgi, beceri ve yetkinlikler bütününü ifade eder. Bu sermaye; bireylerin bir kuruluşun kurumsal yönetim çerçevesine, risk yönetimi yaklaşımına ve etik değerlerine uyum sağlamalarını ve bunları desteklemelerini; kuruluşun stratejisini anlama, geliştirme ve uygulama kabiliyetlerini; sadakatlerini, süreçleri, ürünleri ve hizmetleri geliştirme motivasyonlarını ve liderlik etme, yönetme ve iş birliği yapma kapasitelerini kapsar. Bknz: Human Capital

I

IRIS (Etki Raporlama ve Yatırım Standartları)
IRIS / IRIS+; etki yatırımı alanında kullanılan standartlaştırılmış etki ölçümü ve raporlama çerçevesidir. Global Impact Investing Network (GIIN) tarafından geliştirilmiştir ve kurumların sosyal, çevresel ve ekonomik etkilerini karşılaştırılabilir, güvenilir ve tutarlı göstergelerle ölçmesine ve raporlamasına olanak sağlar. IRIS+, etki ölçümünü yalnızca göstergelerle sınırlamaz; aynı zamanda etki mantığı, hedef sonuçlar ve veri kalitesi gibi alanlarda da yönlendirici olur. Bknz: IRIS (Impact Reporting and Investment Standards)

İ

İş Modeli
İş Modeli; bir kurumun değer ürettiği, bu değeri paydaşlarına sunduğu ve bundan sürdürülebilir gelir elde ettiği yapıyı ifade eder. Kim için değer üretildiği, hangi kaynaklarla faaliyet yürütüldüğü, gelir modeli, maliyet yapısı ve paydaşlarla ilişkiler iş modelinin temel bileşenleridir.Etki ekosisteminde iş modeli aynı zamanda etkinin nasıl üretileceğini ve sürdürüleceğini de kapsar. Bknz: Business Model

İş Planı
İş Planı; bir kurumun veya girişimin hedeflerini, stratejilerini, faaliyet yol haritasını, finansal projeksiyonlarını ve uygulama adımlarını sistematik şekilde ortaya koyan detaylı planlama dokümanıdır. Etki odaklı girişimlerde iş planı; finansal hedeflerle birlikte sosyal ve çevresel etki hedeflerini de içerir. Bknz: Business Plan

İzleme
İzleme; bir programın, yatırımın veya kurumun performansını önceden belirlenmiş göstergeler üzerinden düzenli olarak takip etme, veri toplama ve ilerlemeyi değerlendirme sürecidir. Etki yatırımı bağlamında izleme; yalnızca faaliyetlerin değil, çıktı, sonuç ve etki üretim sürecinin bütüncül olarak izlenmesini ifade eder. Bknz: Screening

K

Kalkınma Etki Tahvili
Kalkınma Etki Tahvili (DIB), sosyal veya kalkınma odaklı bir programın finansmanının sonuçlara dayalı ödeme prensibiyle yapılandırıldığı bir finansman ve sözleşme modelidir. Bu modelde yatırımcılar, programın uygulanması için gerekli başlangıç sermayesini sağlar. Hedeflenen sosyal veya kalkınma sonuçları bağımsız olarak doğrulandığında, yatırımcılara yapılacak geri ödeme ve getiri; çoğunlukla bağışçılar, vakıflar veya çok taraflı kalkınma kuruluşları gibi sonuç ödeyiciler (outcome funders) tarafından gerçekleştirilir. Kamu kurumları ise DIB’lerde genellikle programın uygulanmasında veya politika ortağı olarak yer alır; doğrudan ödeme yapan taraf olmak zorunda değildir. DIB’lerin temel amacı; kalkınma alanında kullanılan kaynakların etkinliğini artırmak, performans riskini sonuçlar gerçekleşene kadar yatırımcı üzerinde tutmak ve ölçülebilir etki üreten müdahalelerin ölçeklenmesini sağlamaktır. Bknz: Development Impact Bond

Kalkınma Finansmanı Kuruluşu (DFI)
Kalkınma Finansmanı Kuruluşları; gelişmekte olan ülkelerde ekonomik kalkınmayı, istihdamı, sürdürülebilir büyümeyi ve sosyal etki üretimini desteklemek amacıyla yatırımları finanse eden veya destekleyen kurumlardır. Genellikle kamu destekli veya çok taraflı yapılar olup, riskli alanlarda sermayeyi harekete geçirir ve katalitik rol üstlenirler. Bknz: Development Finance Institution (DFI)

Kamu Destekli Fonlar ve Hibeler
Kamu destekli fonlar ve hibeler, adil dönüşüm sürecinde ortaya çıkan sosyal ve ekonomik maliyetleri azaltmak, kırılgan grupları desteklemek ve dönüşümün kapsayıcı biçimde gerçekleşmesini sağlamak amacıyla kamu kurumları tarafından sağlanan finansman araçlarıdır. Bu araçlar genellikle geri ödemesiz veya düşük maliyetli kaynaklar sunarak; istihdam destekleri, eğitim ve beceri geliştirme programları, bölgesel kalkınma ve sosyal koruma uygulamalarını finanse eder. Piyasa koşullarının tek başına yeterli olmadığı alanlarda dönüşümün gerçekleşmesini mümkün kılar. Bknz: Public Funds and Grant Schemes

Kamu–Özel Sektör Ortaklıkları
Kamu–Özel Sektör Ortaklıkları; kamu kurumları ile özel sektör arasında belirli bir kamu hizmetinin, altyapı yatırımının veya sosyal projenin ortak finansmanı, geliştirilmesi ve yönetimi için kurulan uzun vadeli iş birlikleridir. Etki yatırımı bağlamında Kamu–Özel Sektör Ortaklıkları; sosyal altyapı, sürdürülebilir kalkınma ve kamu hizmetlerinde yenilikçi finansman ve hizmet sunumu modelleri sağlar. Bknz: Public-Private Partnerships (PPP)

Karma Finansman
Karma Finansman, ölçülebilir sosyal, çevresel ve kalkınma etkisi üreten projelere yönelik yatırımlarda; kamu kaynakları, kalkınma finansmanı ve hayırsever sermayenin özel sektör yatırımlarıyla stratejik biçimde bir araya getirilmesi yoluyla, risklerin azaltılmasını, getiri yapısının iyileştirilmesini ve daha fazla özel sermayenin harekete geçirilmesini amaçlayan bir finansman yaklaşımını ifade eder. Bu çerçevede kamu veya katalitik sermaye; garanti mekanizmaları, ilk kayıp sermayesi, imtiyazlı (concessional) finansman veya teknik destek araçları aracılığıyla kullanılarak, yatırımların finansal uygunluğunu, ölçeklenebilirliğini ve özel yatırımcılar açısından cazibesini artırmayı hedefler. Bknz: Blended Finance

Karşı Olgusallık
Karşı olgusallık; herhangi bir yatırım, müdahale veya program olmasa bile farklı yollarla meydana gelen değişimi ifade eder. Bu kavram, ölçülen etkinin ne kadarının gerçekten müdahaleye bağlı olduğunu, ne kadarının doğal süreçlerin sonucu olduğunu ayırt etmeyi sağlar. Bknz: Counterfactual

Karşılıklı Bağımlılık
Karşılıklı bağımlılık, çevresel, sosyal ve ekonomik sistemler ile bu sistemler içindeki farklı sektörler ve sonuçlar arasındaki karmaşık ve birbirine bağlı ilişkileri ifade eder. Bu kavram, bir alanda alınan kararların ve gerçekleştirilen eylemlerin diğer alanları etkilemesi ve aynı zamanda onlardan etkilenmesi anlamına gelir. Özellikle SKA'lar bağlamında, bir hedefte kaydedilen ilerlemenin diğer hedefler üzerinde olumlu veya olumsuz etkiler yaratabileceğini vurgular. Bknz: Interdependency

Katalitik Sermaye
Katalitik Sermaye; finansal piyasa koşullarına kıyasla daha esnek, risk toleransı yüksek ve uzun vadeli yapısıyla, özel sektör sermayesinin girmekte zorlandığı alanlarda yatırım yapılmasını mümkün kılan sermaye türüdür. Amaç; piyasayı harekete geçirmek, yatırım yapılabilirliği artırmak ve sosyal–çevresel etkiyi ölçeklendirmektir. Katalitik sermaye; imtiyazlı finansman, ilk kayıp sermaye, garanti ve benzeri araçlarla riskleri üstlenerek diğer yatırımcıları sürece dahil eder. Bknz: Catalytic Capital

Katılımcı Krediler
Katılımcı Krediler; geri ödeme koşulları sabit faiz yerine, tüm gelirin veya kârın belirli bir oranına bağlanan, esnek ve performansa bağlı kredi yapılarıdır. Bu model, özellikle erken aşama girişimler ve etki odaklı projelerde finansman yükünü hafifletir ve risk–getiri dengesini taraflar arasında daha adil dağıtır. Bknz: Participatory Loans

Katkısallık
Katkısallık; bir yatırım, program veya müdahale olmasaydı gerçekleşmeyecek olan sosyal, çevresel veya ekonomik faydayı ifade eder. Bu kavram; yaratılan etkinin gerçekten müdahaleye bağlı olup olmadığını, yani “ek bir değer üretip üretmediğini” ortaya koyar ve etki doğrulamasının temel ilkelerinden biridir. Bknz: Additionality

Kira Sertifikası
Kira sertifikası her türlü varlık ve hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketi tarafından ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık veya haktan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan menkul kıymettir. Kira sertifikaları, yatırımcılarına vade sonunda alacağı kira getirisini yatırım öncesinde kesin olarak sunar. Orta ve uzun vadede sabit getiri sağlayan bir yatırım aracıdır. Bknz: Lease Certificate (sukuk)

Kitle Fonlaması
Kitle Fonlaması; bir proje, girişim, sosyal program veya yatırım için gerekli finansmanın çok sayıda kişi veya kurumdan küçük tutarlar şeklinde çevrim içi platformlar aracılığıyla toplanmasını sağlayan finansman yöntemidir. Bağış odaklı, ödül odaklı, borç temelli ve yatırım/eş sermaye temelli türleri bulunur. Bknz: Crowd Funding

Kısa Vadeli Yatırım
Kısa Vadeli Yatırım; geri dönüş süresi genellikle bir yıl veya daha kısa olan, likiditesi yüksek ve hızlı nakde çevrilebilen yatırım araçlarını ifade eder. Genellikle kısa dönemli finansal kazanç, nakit yönetimi veya riskten korunma amacıyla tercih edilir. Etki yatırımı bağlamında, kısa vadeli yatırımlar genellikle stratejik olarak uzun vadeli etki yaratacak yapıların desteklenmesiyle dengelenir. Bknz: Short-term Investment

Kıyaslama Ölçütü
Bir performansın, sonucun veya hedefin değerlendirilmesinde karşılaştırma yapmak amacıyla kullanılan referans değer, standart veya ölçüttür. Kıyaslama ölçütü; performansın göreli başarısını, ilerlemesini veya yeterliliğini değerlendirmek için kullanılır. Bknz: Benchmark

Kolektif Etki
Kolektif Etki; karmaşık toplumsal ve çevresel sorunların çözümü için farklı sektörlerden birden fazla aktörün ortak hedef, ortak ölçüm sistemi, koordineli faaliyet ve sürekli iş birliği temelinde birlikte hareket ettiği yaklaşımı ifade eder. Bu modelde etki, tek bir kurumun değil, paydaşların birlikte oluşturduğu ortak bir değer olarak ele alınır. Bknz: Collective Impact

Koruyucu Önlemler
Potansiyel olumsuz olaylar karşısında uygulanmak üzere önceden belirlenmiş ve üzerinde mutabık kalınmış eylem ve tedbirleri ifade eder. Bknz: Protection Measures

Küresel Etki Yatırımcılığı Derecelendirme Sistemi (GIIRS)
Küresel Etki Yatırımcılığı Derecelendirme Sistemi (GIIRS); etki odaklı şirketlerin ve fonların sosyal ve çevresel performanslarını bağımsız ve standartlaştırılmış bir çerçeveyle değerlendiren küresel derecelendirme sistemidir. Kurumların yönetişim, çalışan hakları, çevresel etki, toplumsal fayda ve etki yönetimi gibi alanlardaki performanslarını ölçerek karşılaştırılabilirlik ve güvenilirlik sağlar. Bknz: Global Impact Investing Rating System (GIIRS)

Küresel Güney
Küresel Güney; tarihsel, ekonomik ve sosyo-politik nedenlerle kalkınma düzeyi bakımından gelişmekte olan veya yapısal kalkınma zorlukları yaşayan ülkeleri ifade etmek için kullanılan kavramdır. Genellikle Latin Amerika, Afrika, Orta Doğu ve bazı Asya ülkelerini kapsar. Etki yatırımı bağlamında Küresel Güney; yüksek etki potansiyeli ve finansman ihtiyacının kesiştiği önemli bir coğrafyayı temsil eder. Bknz: The Global South

Küresel Kuzey
Küresel Kuzey; tarihsel, ekonomik ve sosyo-politik nedenlerle görece yüksek gelir düzeyine, gelişmiş sanayi altyapısına ve kurumsal kapasiteye sahip ülkeleri ifade etmek için kullanılan kavramdır. Genellikle Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkeleri kapsar. Etki yatırımı bağlamında Küresel Kuzey; sermaye, teknoloji ve kurumsal bilgi birikiminin yoğunlaştığı, küresel etki finansmanı akışlarının önemli ölçüde kaynaklandığı ve yönlendirildiği coğrafyayı temsil eder. Bknz: The Global North

Kuruluş
Kuruluş, sürdürülebilir kalkınmaya ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına olumlu katkı sunma niyetini; kurumsal amacı, stratejisi, yönetim yaklaşımı, yönetişim uygulamaları ve karar alma süreçlerine entegre eden yapıyı ifade eder.Kuruluşlar; halka açık şirketler, özel şirketler, kamu yararına çalışan yapılar, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, sosyal girişimler, sivil toplum kuruluşları (STK’lar), küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) ile kamuya ait veya kamu sektörüne bağlı kurumları kapsayabilir. Bknz: Enterprise

Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS)
Kurumsal Sosyal Sorumluluk; işletmelerin yalnızca ekonomik ve hukuki yükümlülükleriyle sınırlı kalmayıp, topluma ve çevreye karşı etik, gönüllü ve sorumlu davranış sergilemesini ifade eder. Eğitim, çevre, toplumsal kalkınma ve sosyal destek programları KSS kapsamında yürütülen çalışmalardandır. Etki yatırımı bağlamında KSS, giderek bağış odaklı yaklaşımın ötesine geçerek ölçülebilir etki odaklı stratejik uygulamalara evrilmektedir. Bknz: Corporate Social Responsibility (CSR)

Kurumsal Yatırımcı
Kurumsal Yatırımcı; bireysel yatırımcıların aksine, büyük ölçekte fon yöneten ve profesyonel yatırım stratejileri uygulayan kurumsal yapıları ifade eder. Bunlar arasında emeklilik fonları, sigorta şirketleri, yatırım fonları, varlık yönetim şirketleri ve kalkınma finansmanı kurumları bulunur. Etki yatırımı ekosisteminde kurumsal yatırımcılar, sermayenin yönlendirilmesi ve ölçeklenebilir etki yaratılması açısından kritik role sahiptir. Bknz: Institutional Investor

M

Maliyet Dağılımı
Maliyet Dağılımı; bir kurumun veya projenin ortaya çıkan maliyetlerinin, belirli faaliyetlere, birimlere, projelere veya etki alanlarına sistematik bir yöntemle paylaştırılması sürecidir. Etki yatırımı bağlamında maliyet dağılımı; etki üretim maliyetinin doğru hesaplanması, verimlilik analizi ve kaynakların etkin yönetimi için önemlidir. Bknz: Cost Allocation

Mavi Ekonomi
Mavi Ekonomi; okyanuslar, denizler ve su ekosistemlerinin biyolojik çeşitliliğini ve ekosistem sağlığını koruyarak, bu doğal varlıkların sürdürülebilir kullanımı yoluyla ekonomik büyüme, istihdam ve toplumsal refah yaratmayı hedefleyen bir yaklaşımı ifade eder. Mavi ekonomi; deniz biyolojik çeşitliliğinin korunması ve restorasyonu, sürdürülebilir balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği, iklim direnci, yenilenebilir deniz enerjisi, mavi turizm, deniz kirliliğinin azaltılması ve mavi finans gibi alanları kapsar. Ekonomik faaliyetlerin, deniz ekosistemlerinin taşıma kapasitesini aşmaması ve uzun vadeli ekosistem hizmetlerini güvence altına alması esastır. Bknz: Blue Economy

Melek Yatırımcı
Melek Yatırımcı; erken aşama girişimlere özsermaye karşılığı veya dönüştürülebilir finansman sağlayan, genellikle deneyimi, ağı ve mentorluk desteği ile girişimin büyümesine katkı sunan bireysel yatırımcıdır. Etki yatırımı bağlamında, sosyal ve çevresel fayda üreten girişimlere stratejik destek sağlar. Bknz: Angel Investor

Menkul Kıymetleştirme (Seküritizasyon)
Menkul Kıymetleştirme; kredi, alacak veya nakit akışı üreten varlıkların bir araya getirilerek yatırım yapılabilir menkul kıymetlere dönüştürülmesi sürecidir. Finansal riskin dağıtılması, likiditenin artırılması ve yeni finansman kaynağı oluşturulmasını sağlar. Etki finansmanında sosyal ve çevresel projelerin fonlanmasında kullanılabilir. Bknz: Securitisation

Mezzanin Finansmanı
Mezzanine Finansmanı; borç ve özsermaye arasında konumlanan, genellikle yüksek risk ve buna bağlı daha yüksek getiri içeren, çoğu zaman koşullu dönüşüm veya performansa bağlı ödeme yapıları içeren finansman türüdür. Özellikle büyüme aşamasındaki şirket ve projelerde kullanılır. Bknz: Mezzanine Finance

Mikrofinans
Mikrofinans; bankacılık hizmetlerine erişimi sınırlı olan bireylere veya küçük ölçekli işletmelere küçük ölçekli kredi, tasarruf, sigorta ve finansal hizmetler sunmayı amaçlayan finansman modelidir. Yoksulluğun azaltılması, finansal kapsayıcılık ve ekonomik güçlenme için önemli bir araçtır. Bknz: Microfinance

Müdahale
Müdahale; belirli bir toplumsal, çevresel veya ekonomik soruna çözüm üretmek amacıyla uygulanan program, politika, yatırım veya faaliyetler bütününü ifade eder. Etki ölçümünde müdahale, etkisi değerlendirilen temel aksiyon setidir. Bknz: Intervention

Mutemetlik Görevi
Mutemetlik Görevi; bir kişi veya kurumun, başkasına ait varlıkları, hakları veya çıkarları yönetirken, yararlanıcının menfaatlerini kendi menfaatlerinin önünde tutmakla hukuken yükümlü olduğu, sadakat ve özen esasına dayalı sorumluluğu ifade eder. Bu görev, yalnızca verilen talimatlara uymayı değil; kararların her koşulda yararlanıcının çıkarına uygun olmasını, çıkar çatışmalarından kaçınılmasını ve risklerin makul şekilde yönetilmesini de kapsar. Bknz: Fiduciary Duty

N

Nedensellik
Nedensellik; gözlemlenen bir değişimin veya etkinin, gerçekten uygulanan müdahaleden kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemeye yönelik değerlendirmeyi ifade eder. Bu kavram, etki ölçümü ve değerlendirmesinde temel analitik boyutlardan biridir. Bknz: Causality

Negatif İzleme
Negatif İzleme; yatırım portföylerinden etik, çevresel, sosyal veya yönetişim kriterlerine uymayan sektör, şirket veya faaliyetlerin bilinçli olarak hariç tutulması sürecidir. Özellikle ESG ve sorumlu yatırım yaklaşımlarının temel araçlarından biridir. Bknz: Negative Screening

Net Sıfır / Karbon Nötrlüğü
Net Sıfır / Karbon Nötrlüğü; insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının ölçülmesi, mümkün olan en üst düzeyde azaltılması ve atmosferden uzaklaştırma veya dengeleme mekanizmalarıyla kalan kısmın telafi edilmesi sonucunda net emisyon düzeyinin sıfıra indirildiği durumu ifade eder. Bu kavram, sera gazı emisyonlarının üretilen ve giderilen miktarlar açısından dengeye getirilmesini esas alır. Bknz: Net Zero / Carbon Neutrality

Niyet
Niyet; bir yatırımın veya programın, bilinçli olarak sosyal ve çevresel etki yaratma amacıyla tasarlanmış olmasını ifade eder. Etki yatırımını geleneksel yatırımdan ayıran temel unsurlardan biridir. Bknz: Intentionality

Ö

Ödünleşimler
Paydaş tercihleri ve sürdürülebilir kalkınma bağlamı dikkate alınarak, aynı anda tamamına ulaşılamayan etkilerin niceliksel (her zaman parasal olmak zorunda olmayan) biçimde karşılaştırılması. Bknz: Trade-offs

Ölçeklendirme
Ölçeklendirme, başarılı bir girişim, program veya modelin; etki alanını, kapasitesini veya coğrafi kapsayıcılığını genişleterek sosyal ve çevresel etkisini artırmayı amaçlayan büyüme ve yaygınlaştırma sürecini ifade eder. Bknz: Scaling Up

Ön Hızlandırma Programı
Ön Hızlandırma Programı, erken aşamadaki girişimlerin iş modellerini netleştirmelerine, kurumsal ve operasyonel kapasitelerini geliştirmelerine ve yatırıma hazırlık düzeylerini artırmalarına yönelik olarak, tam kapsamlı bir hızlandırma programına geçiş öncesinde tasarlanan destek programlarını ifade eder. Bu programlar genellikle mentorluk, iş geliştirme desteği ve ağlara erişim imkânı sunar. Bknz: Pre-accelerator

Önemlilik
Önemlilik, bir kuruluşun karar alma süreçlerini, finansal performansını, itibarını veya sosyal ve çevresel sonuçlarını anlamlı ölçüde etkileyebilecek konuların belirlenmesini ifade eder. Sürdürülebilirlik ve etki raporlamasında temel bir ilke olarak, hangi konuların öncelikli olarak ele alınması ve raporlanması gerektiğini tanımlar. Bknz: Materiality

Öz Sermaye Araçları
Öz Sermaye Araçları; yatırımcıya bir şirkette ortaklık payı ve mülkiyet hakkı sağlayan finansal araçları ifade eder. Hisse senetleri, pay sertifikaları ve benzeri yapılar bu kapsamdadır. Etki yatırımı bağlamında bu araçlar, sermayenin etkili ve uzun vadeli şekilde yönlendirilmesine katkı sağlar. Bknz: Equity Instruments

Özel Sermaye
Özel Sermaye; halka açık olmayan şirketlere yapılan, genellikle uzun vadeli ve aktif yönetim içeren sermaye yatırımlarını ifade eder. Şirketlerin büyümesini, yeniden yapılanmasını veya dönüşümünü desteklemek amacıyla kullanılır. Bknz: Private Equity

Özel Yatırımlar
Özel Yatırımlar; halka açık piyasalar dışında gerçekleştirilen, genellikle sınırlı yatırımcı grubuna sunulan ve daha esnek, yapılandırılmış ve çoğu zaman uzun vadeli yatırım türlerini ifade eder. Bunlara özel sermaye, girişim sermayesi, özel borç ve alternatif yatırım araçları dahildir. Bknz: Private Investments

Öznellik
Nesnel verilerin mevcut olmadığı durumlarda, bireysel bakış açısına ve yargıya dayalı değerlendirme yapılmasını ifade eder. Bknz: Subjectivity

P

Parasallaştırma
Parasallaştırma; sosyal veya çevresel sonuçların ve etkilerin, karşılaştırma, karar alma ve kaynak tahsisi süreçlerini desteklemek amacıyla parasal değerler üzerinden ifade edilmesi sürecidir. Bu yaklaşım, finansal olmayan faydaların görünür kılınmasını sağlar ve etki analizlerinde farklı müdahalelerin göreli değerini değerlendirmeye imkân tanır. Parasallaştırma, bir gelire dönüştürme süreci değil; etkinin ekonomik karşılığını tahmin etmeye yönelik analitik bir yöntemdir. Bknz: Monetisation

Paris Anlaşması
Paris Anlaşması, 2015 yılında Paris’te düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP21) kabul edilen ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik yasal bağlayıcılığı bulunan uluslararası bir antlaşmadır. Anlaşma; küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 2°C altında tutmayı ve mümkün olduğunca 1,5°C ile sınırlandırmak için çaba göstermeyi hedefler. Ayrıca emisyon azaltımı, iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi ve iklim finansmanının artırılması gibi küresel iklim eylemlerine yönelik temel çerçeveyi ortaya koyar. Bknz: The Paris Agreement

Paydaş
Paydaş; bir kurumun, programın veya yatırımın faaliyetlerinden etkilenen veya bu faaliyetleri etkileyen tüm kişi, kurum ve grupları ifade eder. Bknz: Stakeholder

Paydaş Katılımı
Paydaşların, kendilerini etkileyen karar ve planlama süreçlerine karşılıklı, iyi niyetli ve anlamlı biçimde dâhil edilmesini ifade eder. Bu katılım, paydaş ihtiyaç ve tercihlerinin kararları ve sonuçları gerçekten etkilediği bir süreci kapsar.Paydaş katılımının düzeyi ve biçimi; paydaşlar üzerindeki potansiyel sosyal, ekonomik veya çevresel etki büyüklüğüne, risk seviyesine ve paydaşların beklenmeyen sonuçlara karşı toleransına bağlı olarak belirlenir. Bknz: Stakeholder Involvement

Portföy
Portföy; bir yatırımcıya ait çeşitlendirilmiş finansal varlıklar bütününü ifade eder. Etki yatırımı bağlamında, yalnızca finansal performans değil, etki performansı da portföy yönetiminin parçasıdır. Bknz: Portfolio

Portföy Yöneticisi
Portföy Yöneticisi; yatırım portföylerini profesyonel olarak yöneten, varlık dağılımını belirleyen ve yatırım stratejisini uygulayan uzman kişi veya kurumdur. Bknz: Portfolio Manager

Pro-bono Katkı
Pro-bono Katkı; normal koşullarda ücret karşılığında sunulan uzmanlık, zaman veya profesyonel hizmetlerin, herhangi bir bedel talep edilmeksizin ve toplumsal fayda yaratma amacıyla sunulmasını ifade eder. Pro-bono katkılar, genel gönüllülükten farklı olarak, belirli bir mesleki bilgi, beceri ve deneyime dayanan hizmetleri kapsar ve çoğunlukla hukuki, finansal, stratejik, teknik veya yönetsel alanlarda sağlanır. Bknz: Pro-bono Contribution

Pro-bono Uzman
Pro-bono Uzman; profesyonel bilgisini ve uzmanlığını ücretsiz olarak sosyal girişimler, sivil toplum kuruluşları veya etki odaklı projeler için sunan kişidir. Bknz: Pro-bono Contributor

R

Risk Ayarlı Getiri
Risk Ayarlı Getiri, bir yatırımın sağladığı finansal getirinin, bu getiriyi elde ederken üstlenilen risk düzeyi dikkate alınarak değerlendirilmesini ifade eder.Etki yatırımı bağlamında risk ayarlı getiri değerlendirmesi; piyasa, kredi, operasyonel, politika ve etkiyle ilişkili risklerin birlikte ele alınmasını sağlayarak farklı yatırım seçeneklerinin daha sağlıklı karşılaştırılmasına imkân tanır. Bknz: Risk-Adjusted Return

Risk İştahı
Bir kuruluşun ve paydaşlarının, belirli hedeflere veya sonuçlara ulaşma sürecinde riski kabul etme isteklilik düzeyini; riskin azaltılması veya hafifletilmesi için önlem alınmasının ne zaman gerekli görüldüğünü ifade eder. Bknz: Risk Appetite

Risk Temelli
Karar alma süreçlerinde riskin gerçekleşme olasılığını ve etkisinin büyüklüğünü dikkate alan yaklaşımı ifade eder. Bu kapsamda, bir karar için ne kadar bilginin yeterli olduğu ve etki verilerinin veya performansın hangi durumlarda güvenceye (assurance) tabi tutulması gerektiği değerlendirilir. Bknz: Risk-based

Risk Toleransı
Bir kuruluşun ve paydaşlarının, beklenen sonuçlardan sapma gösteren veya değişkenlik içeren sonuçlara ne ölçüde katlanabileceğini ifade eden risk dayanım düzeyidir. Bknz: Risk Tolerance

S

Sabit Getirili Menkul Kıymetler
Sabit Getirili Menkul Kıymetler; yatırımcısına belirli aralıklarla sabit veya önceden tanımlanmış getiri sağlayan ve sermaye piyasalarında işlem gören finansal araçları ifade eder. Bu kategori; tahviller, bonolar ve benzeri borçlanma araçlarını kapsar ve gayrimenkul gibi reel varlıklardan ayrılır. Bknz: Fixed Income

Sabırlı Sermaye
Sabırlı Sermaye; kısa vadeli kâr baskısı taşımayan, uzun vadeli etki ve sürdürülebilir değer yaratımını önceleyen sermaye türüdür. Özellikle sosyal girişimler ve etki odaklı yatırımlar için kritik öneme sahiptir. Bknz: Patient Capital

Sermaye Piyasaları
Sermaye Piyasaları; uzun vadeli finansman ihtiyacı olan kurumların ve yatırımcıların menkul kıymetler aracılığıyla fon alışverişi yaptığı, tasarrufların yatırıma dönüştürüldüğü finansal piyasalardır. Tahvil, hisse senedi, yatırım fonları gibi araçları kapsar. Bknz: Capital Markets

Sermaye Sağlayıcı
Sermaye Sağlayıcı; projelere, girişimlere, fonlara veya kurumlara finansman sağlayan kişi, kurum veya yapıları ifade eder. Bunlar arasında yatırımcılar, kalkınma finansmanı kuruluşları, kamu kurumları, vakıflar ve özel sermaye fonları yer alabilir. Bknz: Capital Provider

Sermaye Spektrumu
Sermaye Spektrumu; sermayenin tamamen bağış ve hibe kaynaklı fonlardan, piyasaya dayalı ticari sermayeye kadar uzanan geniş yelpazesini ifade eder. Bu spektrum içinde hayırsever sermaye, katalitik sermaye, karma finansman ve ticari yatırım gibi farklı sermaye türleri yer alır. Bknz: Spectrum of Capital

Sistem Düşüncesi
Bir sistemin parçaları arasındaki ilişkileri ve karşılıklı bağımlılıkları dikkate alarak, daha bütüncül ve bilinçli kararlar alınmasını sağlayan düşünme yaklaşımıdır. Amaç, istenmeyen sonuçları azaltmak ve sistem performansını iyileştirmektir. Bknz: Systems Thinking

Sistemsel Değişim
Bir sorunu mevcut hâlinde tutan yapısal koşulların dönüştürülmesini ifade eder. Bu koşullar; politikalar, uygulamalar, kaynak akışları, ilişkiler ve bağlantılar, güç dengeleri ve zihinsel modeller gibi birbiriyle ilişkili unsurlardan oluşur. Bknz: System Change

Sınırlı Esneklik
Sınırlı esneklik, standart belirleme süreçlerinde değişkenlik ile karar alma ihtiyacı arasındaki gerilimi yönetmeye yönelik bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım; farklı koşullara ve ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek yeterli esnekliği sunarken, aynı zamanda bilinçli ve karşılaştırılabilir kararların alınabilmesini mümkün kılacak düzeyde standardizasyonun korunmasını amaçlar.Sınırlı esneklik sayesinde, paydaşlara birden fazla seçenek sunulabilir; ancak bu seçenekler ortak ilke ve çerçeveler içinde tanımlandığı için tutarlılık, karşılaştırılabilirlik ve hesap verebilirlik sağlanır. Bknz: Bounded Flexibility

Sınırlı Ortaklar
Özel sermaye, borç veya girişim sermayesi fonlarına yatırım yapan yatırımcıları ifade eder. Bu gruba emeklilik fonları, kurumsal yatırımcılar veya yüksek net değere sahip bireyler dâhil olabilir. Bknz: Limited Partners

SKA Bağlantılı Tahviller
Belirli Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ile ilişkili hedef veya sonuçların gerçekleştirilmesine bağlı olarak performansı değişen tahvillerdir. Bu hedeflere ulaşılamaması durumunda, önceden tanımlanmış bir yaptırım mekanizması devreye girer (örneğin faiz oranında artış veya azalış). Bknz: SDG Linked Bonds

SKA Etkisi
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının (SKA’ların) ilerletilmesine yönelik olarak özel sektör yatırımlarının artırılmasını kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen, birbirini tamamlayan kaynaklardan oluşan bir UNDP girişimidir. SDG Impact ürünleri; SDG Yatırımcı Haritaları’nı (SDG Investor Maps) ile UNDP tarafından geliştirilen SDG Impact Standartları’nı, güvence (assurance) çerçevesini ve Duke University bünyesindeki Case Centre aracılığıyla geliştirilen çevrim içi Etki Ölçümü ve Yönetimi (IMM) eğitimini kapsar. Bknz: SDG Impact

SKA Göstergeleri
17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı ile ilişkili 169 hedefin ilerlemesini ölçmek için kullanılan 232 göstergedir. Bknz: SDG Indicators

SKA Hedefleri
17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı kapsamında belirlenmiş toplam 169 alt hedefi ifade eder. Bknz: SDG Targets

SKA Tahvilleri
Şirketler, hükümetler veya belediyeler tarafından ya da belirli faaliyet ve projeler için (örneğin özel amaçlı bir yapı aracılığıyla) ihraç edilen; gelir kullanımına dayalı tahvilleri, SDG bağlantılı (performansa dayalı) tahvilleri ve genel amaçlı tahvilleri kapsayan geniş bir tahvil kategorisini ifade eder. Bknz: SDG Bonds

SKA Yatırımları'nın Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi'ne (UN Global Compact) Entegrasyonu ve Finansmanı için CFO İlkeleri
UN Global Compact’in On İlkesini tamamlayıcı nitelikte olan bu ilkeler, şirketlerin sürdürülebilir kalkınmaya geçişini desteklemeyi ve kurumsal finansman ile yatırımların Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’lar) gerçekleştirilmesine yönlendirilmesini amaçlar. Bu ilkeler, şirketlerin finans direktörlerine (CFO – Chief Financial Officer) sürdürülebilirlik hedeflerini finansal karar alma süreçlerine entegre etmeleri konusunda yol gösterir. Bknz: UNGC (United Nations Global Compact) CFO Principles on Integrated SDG Investments and Finance

Sonuç Odaklı Finansman
Sonuç Odaklı Finansman; kaynak tahsisinin ve ödemelerin, gerçekleştirilen faaliyetlere değil, bağımsız olarak doğrulanan ölçülebilir sonuçlara bağlandığı bir finansman yaklaşımıdır. Bu modelde finansal risk, sonuçlar elde edilene kadar çoğunlukla yatırımcılar tarafından üstlenilir; bazı yapılandırmalarda ise risk kısmen veya tamamen hizmet sağlayıcılara kayabilir. Kamu veya fon sağlayıcılar, yalnızca önceden tanımlanmış sonuçlar başarıyla gerçekleştiğinde ödeme yapar. Bknz: Outcome-Based Financing

Sonuç Odaklı Fon
Sonuç Odaklı Fon, bir veya birden fazla fon sağlayıcının kaynaklarını bir araya getirerek, önceden tanımlanmış sonuçlar için ödeme yapmak amacıyla oluşturulan finansman yapısını ifade eder. Sonuç fonları, tek bir yapı altında birden fazla etki tahvilinin veya sonuçlara dayalı sözleşmenin hayata geçirilmesine olanak tanır. Sonuç fonundan yapılacak ödemeler, fon sağlayıcılar tarafından sözleşme öncesinde (ex-ante) üzerinde mutabık kalınan kriterlerin karşılanması durumunda gerçekleşir. Bu sayede ödemeler, doğrudan sonuçların başarısına bağlanmış olur. Bknz: Outcome Fund

Sonuç Odaklı Sözleşme
Sonuç Odaklı Sözleşme; hizmet sağlayıcıya yapılacak ödeme veya finansman desteğinin, önceden tanımlanmış ve ölçülebilir sonuçların (outcomes) gerçekleşmesine bağlandığı sözleşme modelidir. Bu yaklaşımda odak, faaliyetlerin ya da çıktının üretilmesi değil, yaratılan sonucun ve etkinin kanıtlanmasıdır. Sonuç odaklı sözleşmeler, Başarılar için Ödeme ve Sosyal Etki Tahvili gibi sonuç odaklı ödeme ve finansman yapılarında yaygın olarak kullanılır. Bknz: Outcomes-Based Contract

Sonuca Dayalı Ödeme
Sonuca Dayalı Ödeme; finansmanın veya ödemenin, bir program ya da müdahale kapsamında bağımsız olarak doğrulanan ölçülebilir sonuçların gerçekleşmesine bağlandığı finansman modelidir. Bu yaklaşımda odak, yapılan faaliyetler değil erişilen gerçek sonuçlar ve yaratılan etkidir. Sosyal etki tahvilleri, kalkınma etki tahvilleri ve sonuç temelli finansman modellerinin temel bileşenlerinden biridir. Bu terim, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde sonuç odaklı sözleşmeler ve sosyal etki tahvilleri için kullanılan yaygın bir adlandırmadır. Birleşik Krallık ve diğer ülkelerde aynı yaklaşım genellikle Outcomes-Based Contracting, Social Outcomes Contracts veya Payment-by-Results terimleriyle ifade edilir. Bknz: Pay for Success

Sonuçlar
Bir müdahale, program veya yatırım sonucunda, faaliyetlerin doğrudan çıktılarının ötesinde, paydaşların davranışlarında, durumlarında, becerilerinde, kapasitelerinde veya yaşam koşullarında ortaya çıkan ölçülebilir değişimleri ifade eder. Sonuçlar, olumlu ya da olumsuz, beklenen ya da beklenmeyen olabilir ve bir faaliyetin paydaşlar üzerindeki gerçek değişim düzeyini yansıtır. Bknz: Outcomes

Sorumlu Yatırım
Sorumlu Yatırım; yatırım kararlarında finansal getirinin yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) faktörlerinin de sistematik olarak dikkate alındığı yatırım yaklaşımıdır. Amaç yalnızca riskleri azaltmak değil, daha sürdürülebilir ve bilinçli sermaye yönlendirmesi yapmaktır. Bknz: Responsible Investing

Sosyal Değer
Sosyal Değer, bir program, kuruluş veya yatırım sonucunda; yalnızca ekonomik çıktılarla sınırlı kalmayarak bireyler, topluluklar ve toplum genelinde ortaya çıkan olumlu sosyal sonuçları ve refah düzeyindeki iyileşmeleri ifade eder. Bknz: Social Value

Sosyal Ekonomi
Sosyal Ekonomi; kâr önceliğinden ziyade toplumsal faydayı, dayanışmayı ve kapsayıcı kalkınmayı merkeze alan ekonomik faaliyetler bütününü ifade eder. Kooperatifler, vakıflar, dernekler, sosyal girişimler ve etki odaklı işletmeler bu yapının parçasıdır. Bknz: Social Economy

Sosyal Etki
Sosyal Etki, bir faaliyet, proje, program veya yatırım sonucunda bireylerin, toplulukların veya toplumun yaşam koşullarında, refah düzeyinde, davranışlarında veya fırsatlara erişiminde meydana gelen olumlu veya olumsuz değişimleri ifade eder. Sosyal etki, doğrudan veya dolaylı olabilir; kısa ya da uzun vadede ortaya çıkabilir. Sosyal etki, yalnızca çıktıları değil, bu çıktılar sonucunda insanların yaşamlarında gerçekleşen gerçek değişimi kapsar. Bknz: Social Impact

Sosyal Etki Değerlendirmesi
Sosyal Etki Değerlendirmesi, bir proje, politika, yatırım veya müdahalenin; bireyler, gruplar ve topluluklar üzerindeki mevcut veya potansiyel sosyal etkilerini sistematik biçimde belirleme, analiz etme, izleme ve yönetme sürecini ifade eder. Sosyal Etki Değerlendirmesi; hem olumlu hem de olumsuz sosyal etkileri dikkate alır, çoğunlukla önleyici ve düzeltici bir araç olarak kullanılır ve nedensel kanıt üretmeyi zorunlu kılmaz. Bu yaklaşımda paydaş katılımı ve niteliksel analiz temel bir yer tutar. Nedenselliği kanıtlamaktan ziyade, Sosyal Etki Değerlendirmesi; sosyal etkilerin kapsamını, niteliğini ve dağılımını anlamaya odaklanır. Bknz: Social Impact Assessment

Sosyal Etki Fonları
Sosyal Etki Fonları, ölçülebilir sosyal etki yaratma niyetiyle sermaye tahsis eden ve aynı zamanda finansal getiri hedefleyen yatırım fonlarını ifade eder. Bu fonlar; toplumsal sorunlara çözüm üretmeyi amaçlayan, açık bir sosyal etki niyetine sahip olan ve yaratılan etkinin ölçülmesi ve raporlanmasını taahhüt eden kuruluşlara ve projelere yatırım yapar. Yatırım stratejilerine bağlı olarak sosyal etki fonları; piyasa altı, piyasa düzeyi veya piyasa üstü getiri hedefleyebilir ve özel sermaye, borç ve hibrit finansal araçlar dâhil olmak üzere farklı varlık sınıflarında faaliyet gösterebilir. Bknz: Social Impact Funds

Sosyal Etki Tahvili
Sosyal Etki Tahvili (SIB), sosyal bir programın veya kamu hizmetinin finansmanının sonuçlara dayalı ödeme prensibiyle yapılandırıldığı yenilikçi bir sözleşme ve finansman modelidir. Bu modelde özel yatırımcılar, bir hizmet sağlayıcının belirli sosyal sonuçları hedefleyen bir müdahaleyi tasarlaması ve uygulaması için gerekli başlangıç sermayesini sağlar. Ulaşılması hedeflenen sosyal sonuçlar, sözleşme öncesinde yetkili kamu kurumu veya sonuç ödeyicisi (outcome payer) tarafından açık ve ölçülebilir biçimde tanımlanır. Programın sonunda, bu sonuçlar bağımsız bir değerlendirici tarafından doğrulanır. Yatırımcılar, yalnızca hedeflenen sonuçlar başarıyla elde edildiğinde geri ödeme alır; sonuçların kısmen veya tamamen gerçekleşmemesi durumunda ödeme yapılmaz ya da sınırlı kalır. Sosyal Etki Tahvilleri, performans riskini kamu sektöründen yatırımcılara aktararak kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasını amaçlar ve hizmet sunumunda yenilikçiliği teşvik eder. Adında “tahvil” ifadesi yer alsa da, Sosyal Etki Tahvilleri geleneksel anlamda bir tahvil değildir; sabit getiri sağlamaz ve ödemeler doğrudan sonuçların başarısına bağlıdır. Bu nedenle SIB’ler, bir finansal menkul kıymetten ziyade, sonuç odaklı kamu hizmeti finansmanı ve sözleşme modelidir. Bknz: Social Impact Bond (SIB)

Sosyal Getiri Oranı
Sosyal Getiri Oranı; yapılan yatırım karşılığında elde edilen sosyal değerin büyüklüğünü sayısal olarak ifade eden oransal göstergedir. Etkinin ekonomik değere çevrilmesi ve karşılaştırılabilir hale gelmesini destekler. Bknz: Social Return Ratio

Sosyal Girişim
Sosyal Girişim; temel amacı sosyal ve/veya çevresel bir sorunu çözmek olan, bu amacı piyasa temelli bir iş modeli aracılığıyla gerçekleştiren ve gelirinin önemli bir bölümünü ticari faaliyetlerinden elde eden işletmedir. Sosyal girişimler, yarattıkları etkiyi faaliyetlerinin merkezine alır; kârı nihai amaç olarak değil, misyonlarını sürdürülebilir biçimde gerçekleştirmeye hizmet eden bir araç olarak görür. Bknz: Social Enterprise

Sosyal Girişimci
Sosyal girişimci; toplumsal veya çevresel bir sorunu çözmeyi birincil hedef olarak benimseyen, bu amaçla yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştiren, bu çözümleri ölçeklendirmek üzere girişim kuran ve değişim öncüsü olarak hareket eden kişidir. Bknz: Social Entrepreneur

Sosyal İnovasyon
Sosyal inovasyon; hem hedefi hem de yöntemi itibarıyla “sosyal” olan; ürün, hizmet, uygulama, süreç veya iş modeli düzeyinde geliştirilen ve sosyal ihtiyaçları daha iyi karşılamayı, aynı zamanda yeni sosyal ilişkiler ve iş birlikleri yaratmayı amaçlayan yenilikçi çözümleri ifade eder. Bknz: Social Innovation

Sosyal İşletme
Sosyal İşletme, belirli bir toplumsal sorunu çözmek amacıyla kurulan; zarar etmeme ve temettü dağıtmama esasına dayanan, finansal olarak kendi kendini sürdürebilen bir işletme modelini ifade eder. Bu modelde elde edilen tüm kârlar, yatırımcılara temettü olarak dağıtılmak yerine, işletmenin kendisine veya diğer sosyal işletmelere yeniden yatırılarak sosyal etkinin genişletilmesi ve derinleştirilmesi amacıyla kullanılır. Bknz: Social Business

Sosyal Risk
Sosyal risk; bir kurumun, yatırımın veya faaliyetin insanlar, topluluklar ve paydaşlar üzerinde olumsuz etkiler yaratma ihtimalini ifade eder. Bu riskler; insan hakları ihlalleri, çalışma koşulları, toplumsal dışlanma, yerel topluluklarla çatışma, itibar kaybı gibi unsurları kapsar ve çoğu zaman ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansının sosyal boyutuyla ilişkilendirilir. Bknz: Social Risk

Sosyal Sektör
Sosyal Sektör; toplumsal faydayı artırmayı amaçlayan, kamu yararı odaklı faaliyetler yürüten ve çoğunlukla kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sosyal girişimler ve sosyal hizmet kurumlarını kapsayan alanı ifade eder. Bknz: Social Sector

Sosyal Tahvil İlkeleri (SBP)
Sosyal Tahvil İlkeleri, tahvil gelirlerinin sosyal fayda yaratan projelere yönlendirilmesini amaçlayan gönüllü ilkelerdir. Hedeflenen yararlanıcı gruplar, fon kullanımı, raporlama ve şeffaflık çerçevesini tanımlar. Bknz: Social Bond Principles (SBP)

Sosyal ve İlişkisel Sermaye
Toplumlar, paydaş grupları ve diğer ağların kendi içlerinde ve aralarında geliştirdikleri gelenekler, ilişkiler ve bilgi paylaşma kapasiteleri aracılığıyla bireysel ve toplu refahın artırılmasını sağlayan sermaye türünü ifade eder. Sosyal ve ilişkisel sermaye; paylaşılan normları, ortak değerleri ve davranışları; başlıca paydaşlarla kurulan ilişkileri ve bir kuruluşun dış paydaşlarıyla birlikte geliştirdiği ve sürdürmeye çalıştığı karşılıklı güveni ve etkileşime girme isteğini kapsar. Ayrıca bir kuruluşun marka ve itibarıyla ilişkili maddi olmayan varlıkları ile toplumsal kabul ve meşruiyetini ifade eden faaliyet gösterme ehliyetini de içerir. Bknz: Social and Relationship Capital

Sosyal Yatırım
Sosyal Yatırım, ölçülebilir sosyal etki yaratma niyetiyle gerçekleştirilen ve aynı zamanda finansal getiri hedefi taşıyan yatırımları ifade eder. Bu yaklaşım, sermayenin uzun vadeli sosyal değer üreten girişimlere, projelere ve programlara yönlendirilmesini amaçlar. Bknz: Social Investment (SI) (also known as Social Finance)

Sürdürülebilir Finans Bilgilendirme Tüzüğü
Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir finans stratejisi kapsamında yürürlüğe giren ve AB merkezli finansal piyasa aktörlerinin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY/ESG) risklerini açıklamasını zorunlu kılan düzenlemedir. Sürdürülebilirlik veya ESG iddiası taşıyan ürünler için ek raporlama yükümlülükleri getirir. Bknz: SFDR (the Sustainable Finance Disclosure Regulation)

Sürdürülebilir Kalkınma
Sürdürülebilir Kalkınma; bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama kapasitesini tehlikeye atmadan ekonomik, sosyal ve çevresel dengede ilerlemeyi hedefleyen kalkınma yaklaşımıdır. Bknz: Sustainable Development

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Açıklama Önerileri
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Açıklama Önerileri; kuruluşların, sürdürülebilir kalkınma amaçlarıyla (SKA’lar) ilişkili önemli risk ve fırsatları belirlemesini; strateji, iş modeli ve faaliyetlerini SKA’lara katkı sağlayacak şekilde uyarlamasını ve SKA’lara etkilerini şeffaf biçimde açıklamasını amaçlayan raporlama önerileri bütünüdür. Bu açıklama önerileri uzun vadeli değer yaratımı, önemlilik, paydaş odaklılık ve sürdürülebilir kalkınma bağlamını esas alır. Bknz: SDGD (Sustainable Development Goals Disclosure) Recommendations

Sürdürülebilir Tahvil Rehberi (SBG)
Sürdürülebilir Tahvil Rehberi, hem çevresel hem de sosyal fayda sağlayan projelerin aynı tahvil yapısı altında finanse edilmesine yönelik ilkeleri tanımlar. Yeşil ve sosyal tahvil ilkelerinin birleşik uygulamasını temsil eder. Bknz: Sustainability Bond Guidelines (SBG)

Sürdürülebilir Yatırım
Sürdürülebilir Yatırım; uzun vadeli finansal getiri hedefleriyle birlikte çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği güçlendiren yatırımları ifade eder. ESG risklerinin yönetilmesi ve olumlu etki potansiyelinin artırılması esastır. Bknz: Sustainable Investing

Sürdürülebilirlik
Sürdürülebilirlik; bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama kapasitesini riske atmadan ekonomik, sosyal ve çevresel dengede ilerlemeyi ifade eder. Bknz: Sustainability

Sürdürülebilirlik Göstergeleri
Sürdürülebilirlik Göstergeleri; bir kurumun, projenin veya politikanın çevresel, sosyal ve yönetişim performansını ölçmek, izlemek ve değerlendirmek için kullanılan nicel ve nitel ölçüm araçlarıdır. Bknz: Sustainability Indicators

Sürdürülebilirlik Raporu
Sürdürülebilirlik Raporu; bir kurumun çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını, etkilerini, hedeflerini ve taahhütlerini düzenli olarak paydaşlarıyla paylaştığı rapordur. Uluslararası raporlama standartlarına dayanabilir. Bknz: Sustainability Report

Süre
Süre; bir programın, yatırımın, proje ya da sözleşmenin başlangıcı ile tamamlanması arasındaki zaman dilimini ifade eder ve sonuçların hangi zaman aralığında ortaya çıktığını tanımlamada kritik öneme sahiptir. Bknz: Duration

SVI (Social Value International)
Sosyal değerin ölçümü ve analizi ilkelerini karar alma süreçlerine, çalışma biçimlerine ve kaynak tahsisine entegre etmeyi amaçlayan, uluslararası bir üyelik ağıdır. Amacı; eşitliği ve refahı artırmak, çevresel bozulmayı azaltmaktır. Bknz: SVI (Social Value International)

SVI (Social Value International) Standartları
SVI'ın geliştirdiği ve sosyal değerin ölçümü ile yönetimine rehberlik eden uygulama standartlarıdır. Bu standartlar, SVI’ın yedi sosyal değer ilkesinin hayata geçirilmesini destekler. Başlıca standartlar şunları kapsar: Paydaşların sürece dâhil edilmesi, ne tür değişimlerin gerçekleştiğinin anlaşılması, önemli olanın değerlenmesi, yalnızca maddi (önemli) olanın dâhil edilmesi. Bknz: SVI’s Standards

T

Tahvil
Tahvil, kamu kurumları, şirketler veya diğer kuruluşlar tarafından yatırımcılardan sermaye temin etmek amacıyla ihraç edilen; genellikle belirli aralıklarla faiz ödemesi ve vade sonunda anaparanın geri ödenmesini öngören bir borçlanma aracını ifade eder. Adında “tahvil” (bond) geçmesine rağmen, etki tahvilleri (impact bonds) teknik olarak bu tür bir tahvil aracı değildir. Etki tahvilleri sabit getirili menkul kıymetler olmayıp, yatırımcılara yapılacak ödemeler önceden belirlenmiş sonuçların gerçekleştirilmesine bağlıdır. Bknz: Bond

Taraflar Konferansı (COP)
Taraflar Konferansı (COP); Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamındaki taraf ülkelerin, iklim değişikliğiyle mücadeleye ilişkin müzakere, karar alma ve küresel iş birliği amacıyla düzenli olarak bir araya geldiği küresel toplantılar dizisidir. Bknz: COP

Teknik Destek
Teknik Destek, kuruluşların, projelerin veya ülkelerin kapasitesini güçlendirmek amacıyla sağlanan; uzmanlık desteği, eğitim, danışmanlık hizmetleri ve bilgi transferini kapsayan destekleri ifade eder. Bknz: Technical Assistance

Teknoloji Transferi
Teknoloji Transferi, bilgi, teknoloji, süreç veya yeniliklerin; bir kurumdan, sektörden veya ülkeden diğerine sistematik biçimde aktarılması ve uygulanmasını ifade eder. İklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma bağlamında teknoloji transferi, yenilikçi çözümlerin yaygınlaştırılması ve etkinin ölçeklendirilmesi açısından kritik bir rol oynar. Bknz: Technology Transfer

Temalar Arası Hedefler
SKA Etki Standartları bağlamında, belirli bir bağlamda öncelik olarak görülmeyebilen; ancak sistem düzeyinde öncelikli olan ve SKA’lara 2030 yılına kadar ulaşılabilmesi için kolektif eylem gerektiren hedeflerdir. Bknz: Cross-cutting Goals

Temiz Teknoloji
Temiz Teknoloji; çevresel etkileri azaltan, karbon emisyonlarını düşüren, kaynak verimliliğini artıran ve sürdürülebilir üretim ve tüketimi destekleyen çevre dostu teknolojileri ifade eder. Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık yönetimi gibi alanları içerir. Bknz: Clean Technology

Tohum Finansmanı
Tohum Finansmanı; bir girişimin veya sosyal girişimin en erken aşamasında, iş modelini geliştirmesi, ürününü doğrulaması ve büyümeye hazırlanması için sağlanan ilk sermaye desteğini ifade eder. Bknz: Seed Financing

Ü

Üçlü Bilanço Sistemi
Üçlü Bilanço Sistemi; bir kurumun başarısını yalnızca finansal sonuçlara göre değil, ekonomik (profit), sosyal (people) ve çevresel (planet) performansına birlikte bakarak değerlendiren yaklaşımı ifade eder. Amaç, değer yaratımını finansal kârın ötesine taşıyarak toplumsal ve çevresel etkiyi de görünür ve yönetilebilir hale getirmektir. Bknz: Triple Bottom Line

Üçüncü Sektör
Üçüncü Sektör, kamu sektörü ve özel sektörden bağımsız olarak faaliyet gösteren; kâr amacı gütmeyen, gönüllü ve sivil toplum kuruluşlarını kapsayan alanı ifade eder. Bu sektörün temel amacı toplumsal fayda yaratmaktır. Üçüncü sektör; sivil toplum kuruluşları (STK’lar), dernekler, vakıflar, gönüllü kuruluşlar ve bazı sosyal işletme ve sosyal girişimleri içermektedir. Bknz: Third Sector

U

Ulusal Partnerler (NPs)
Ulusal Partnerler (National Partners – NPs) GSG Impact ağı bünyesinde, ülkelerde etki yatırımı ekosisteminin gelişimini desteklemek amacıyla; kamu, özel sektör, sivil toplum, akademi ve finans aktörlerini bir araya getiren, çok paydaşlı ulusal platformlardır. GSG Impact ağı içinde yer alan Ulusal Partnerler; etki yatırımı alanında politika geliştirme, stratejik yön belirleme, ekosistem koordinasyonu, kapasite geliştirme ve farkındalık artırma rollerini üstlenir. Ülkelerin yerel bağlamına uygun etki yatırımı altyapılarının güçlendirilmesine ve sermayenin etki odaklı yönlendirilmesine katkı sağlar. Bknz: National Partners (NPs)

Ulusal Varlık Fonu (SWF)
Ulusal Varlık Fonu; bir ülkenin kamu kaynakları, bütçe fazlası, doğal kaynak gelirleri veya döviz rezervleri gibi varlıklarını uzun vadeli değer yaratmak ve stratejik yatırımları desteklemek amacıyla yöneten devlet fonudur. Bknz: Sovereign Wealth Fund (SWF)

Uluslararası Finans Kurumu (IFC)
Dünya Bankası Grubu’nun bir üyesi olarak özel sektöre odaklanan en büyük küresel kalkınma finansmanı kuruluşudur. Gelişmekte olan ülkelerde özel sektör yatırımlarını destekleyerek ekonomik kalkınmayı, istihdamı ve sürdürülebilir büyümeyi teşvik etmeyi amaçlar. Bknz: IFC (International Finance Corporation)

Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği (ICMA)
Merkezi İsviçre’de bulunan, küresel sermaye piyasalarında faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen bir üye kuruluşudur. 62 ülkeden yaklaşık 580 üye kurumu temsil eder ve Yeşil Tahvil İlkeleri (GBP), Sosyal Tahvil İlkeleri (SBP) ile Sürdürülebilir Tahvil Rehberi (SBG)' in sekreterya görevini yürütür. Bknz: ICMA (International Capital Markets Association)

Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB)
ISSB; şirketlerin sürdürülebilirlik ve iklimle ilgili finansal bilgilerini karşılaştırılabilir, tutarlı ve küresel standartlara uygun şekilde raporlamasını sağlamak için kurulmuş uluslararası standart belirleme kuruludur. Bknz: International Sustainability Standards Board (ISSB)

Ü

Üretilmiş Sermaye
Bir kuruluşun mal üretimi veya hizmet sunumu amacıyla kullanımına tahsis edilen, doğal fiziksel varlıklardan farklı olarak insan tarafından üretilmiş fiziksel nesneleri ifade eder. Bu sermaye türü; binalar, ekipmanlar ve karayolları, limanlar, köprüler ile atık ve su arıtma tesisleri gibi altyapıyı kapsar. Üretilmiş sermaye genellikle başka kuruluşlar tarafından yaratılmakla birlikte, raporu hazırlayan kuruluş tarafından satış amacıyla üretilen veya kendi kullanımı için edinilen varlıkları da içerir. Bknz: Manufactured Capital

U

Uyarlanmış Finansman
Uyarlanmış Finansman, finansman koşullarının; yatırımın amacı, yararlanıcıların ihtiyaçları ve risk–getiri profiline göre bilinçli ve esnek biçimde tasarlandığı finansman yaklaşımını ifade eder. Bu yaklaşım, özellikle sosyal ve çevresel etki yaratmayı hedefleyen yatırımlarda; geri ödeme yapıları, getiri beklentileri, teminat koşulları ve zamanlamanın proje bağlamına göre uyarlanmasını sağlar. Bknz: Tailored and Flexible Finance

Uzun Vadeli Yatırım
Uzun Vadeli Yatırım; finansal getirinin kısa vadeli dalgalanmalardan bağımsız olarak, uzun soluklu ve sürdürülebilir değer yaratımı hedefiyle yapılan yatırımları ifade eder. Genellikle altyapı, sürdürülebilirlik, iklim ve kalkınma odaklı projelerde kullanılır. Bu yatırım yaklaşımı, yalnızca finansal kazanç değil; ekonomik dayanıklılık, toplumsal fayda ve çevresel sürdürülebilirlik gibi unsurları da gözetir. Bknz: Long-term Investment

V

Vakıf
Vakıf; kamu yararına faaliyet yürütmek amacıyla kurulan, kar elde etmeyi değil toplumsal fayda yaratmayı hedefleyen, varlıklarını bu amaç doğrultusunda kullanan kurumsal yapılardır. Eğitim, sağlık, kültür, sosyal hizmet ve kalkınma gibi alanlarda faaliyet gösterebilirler. Bknz: Foundation

Vakıf Varlığı
Vakıf Varlığı (Endowment); bir vakıf ya da kurumun uzun vadeli finansal sürdürülebilirliğini sağlamak üzere ayrılmış, yatırıma yönlendirilen ve getirisi kuruluşun faaliyetlerini desteklemek için kullanılan kalıcı sermaye havuzudur. Amaç, süreklilik ve istikrarlı finansman sağlamaktır. Bknz: Endowment

Varlık Yöneticisi
Varlık Yöneticisi; bireylerin, kurumların veya fonların finansal varlıklarını belirlenen stratejiler doğrultusunda yöneten, yatırım kararları alan ve risk–getiri dengesini optimize etmeye çalışan profesyonel kişi veya kurumdur. Bknz: Asset Manager

Varlık Yönetim Şirketi
Varlık Yönetim Şirketi; yatırım fonlarını ve müşterilere ait finansal portföyleri profesyonel biçimde yöneten, yatırım stratejileri geliştiren ve sermayenin etkin kullanımını sağlayan kurumsal yapıdır. Bknz: Asset Management Company

Veri Taksonomisi
Veri taksonomisi, verilerin kalite, güvenilirlik, tutarlılık ve karşılaştırılabilirliğini artırmak amacıyla; verilerin kategori ve alt kategorilere ayrılarak sınıflandırılmasını ve bu sınıflandırmaya ilişkin kontrol mekanizmalarının oluşturulmasını ifade eder. Bknz: Data Taxonomy

Y

Yararlanıcılar
Bir program, politika, yatırım veya müdahalenin doğrudan veya dolaylı olarak fayda sağladığı bireyler, topluluklar veya kurumlar yararlanıcı olarak tanımlanır. Etki yönetimi çerçevesinde, yararlanıcıların kim olduğu ve nasıl etkilendiği kritik öneme sahiptir. Bknz: Beneficiaries

Yatırım
Yatırım; finansal, sosyal veya çevresel değer yaratmak amacıyla sermayenin belirli bir varlığa, projeye veya kuruluşa yönlendirilmesi sürecidir. Yatırım yaklaşımı yalnızca finansal kazancı değil, giderek artan biçimde sosyal ve çevresel değer üretimini de kapsayacak şekilde genişlemektedir. Bknz: Investment

Yatırım Akışı
Yatırımcıların karşısına gelen potansiyel yatırım fırsatlarının sayısı, niteliği ve sürekliliği yatırım akışını ifade eder. Güçlü bir yatırım akışı, ekosistemin dinamizmini ve yatırım fırsatlarının erişilebilirliğini gösterir. Bknz: Deal Flow

Yatırım Getirisi (ROI)
Yatırım Getirisi (ROI); yapılan bir yatırımın maliyetine kıyasla ne kadar finansal kazanç veya değer yarattığını ölçen bir performans göstergesidir. Yatırımın ne ölçüde verimli olduğunu, kaynakların etkin kullanılıp kullanılmadığını ve alternatif yatırımlarla karşılaştırıldığında hangi seçeneğin daha rasyonel olduğunu analiz etmeye imkân sağlar. Etki yatırımında ise ROI, yalnızca finansal kazancı değil, yaratılan sosyal ve çevresel değerin finansal sonuçlarla birlikte değerlendirilmesi gerekliliği açısından daha geniş bir tartışmanın parçasıdır. Bknz: Return on Investment (ROI)

Yatırım Hazırlık Programları
Yatırım Hazırlık Programları; girişimlerin, sosyal girişimlerin veya etki odaklı kuruluşların yatırım alabilmek için ihtiyaç duydukları kurumsal kapasiteyi, finansal yapıyı, yönetişim modelini ve etki ölçüm–yönetim sistemlerini güçlendirmeyi amaçlayan destek mekanizmalarıdır. Bu programlar genellikle eğitim, mentorluk, teknik danışmanlık, iş planı geliştirme desteği ve yatırım süreçlerine uyumlanmayı sağlayan araçlar içerir. Bknz: Investment Readiness Programmes

Yatırım Öncesi Aşama
Yatırım Öncesi Aşama; yatırım kararının verilmesinden önce yürütülen hazırlık, değerlendirme, analiz ve yapılandırma süreçlerini kapsar. Bu aşama; potansiyel yatırım fırsatlarının belirlenmesi, risk ve fırsat analizlerinin yapılması, finansal ve etki değerlendirmelerinin gerçekleştirilmesi ve yatırımın koşullarının tasarlanması gibi kritik adımları içerir. Bknz: Pre-investment Stage

Yatırım Önerisi
Yatırım Önerisi; yatırım talep eden bir girişimin, kurumun veya projenin iş modeli, finansal ihtiyaçları, gelir yapısı, büyüme planı ve sosyal/çevresel etki hedeflerini detaylandırarak yatırımcılarla paylaştığı resmî teklif belgesidir. Yatırımcıların karar alma sürecinde temel referans dokümanlardan biridir. Bknz: Investment Proposal

Yatırım Yapılan Kuruluş
Yatırım Yapılan Kuruluş (Investee Organization); yatırımcılar tarafından finansman sağlanan, sermaye alan ve bu yatırım kapsamında belirli finansal, operasyonel ve/veya etki hedeflerini gerçekleştirmesi beklenen özel veya sivil nitelikli yapıyı ifade eder. Bu terim; ticari şirketler, sosyal girişimler, kooperatifler ve etki odaklı kuruluşlar için kullanılır. Bknz: Investee Organisation

Yatırımcı
Diğer kuruluşlara, finansal getiri ve/veya etki beklentisiyle finansal sermaye sağlayan taraf. Bknz: Investor

Yatırımın Sosyal Getirisi (SROI)
Yatırımın Sosyal Getirisi (SROI); bir yatırımın yarattığı sosyal, çevresel ve ekonomik değerin parasal karşılığını hesaplayarak, yapılan yatırıma oranlayan analitik değerlendirme yöntemidir. “1 birim yatırım → kaç birim sosyal değer?” sorusuna yanıt verir. Bknz: Social Return on Investment (SROI)

Yer Odaklı Etki Yatırımı
Yer Odaklı Etki Yatırımı, belirli bir şehir, bölge veya topluluk ölçeğinde sosyal refahı artırmayı, yerel ekonomileri güçlendirmeyi ve eşitsizlikleri azaltmayı amaçlayan coğrafi olarak hedeflenmiş bir yatırım yaklaşımını ifade eder. Bu yaklaşım, yalnızca sektörel önceliklere odaklanmak yerine; yatırım stratejilerini yerel ihtiyaçlar, kapsayıcı kalkınma hedefleri ve bölgesel dönüşüm amaçları ile uyumlu hâle getirir. Bknz: Place-Based Impact Investing

Yeşil Tahvil
Yeşil Tahvil; ihraç edilen kaynağın tamamının veya büyük bölümünün çevresel fayda üretmeyi hedefleyen projelerin finansmanında kullanılmak üzere tahsis edilmesini şart koşan özel bir tahvil türüdür. Genellikle yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, temiz ulaşım, atık yönetimi, su ve kaynak verimliliği, iklim uyum projeleri gibi alanların finansmanında kullanılır. Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği (ICMA) tarafından yayımlanan Yeşil Tahvil İlkeleri (Green Bond Principles) ve benzeri standartlar, yeşil tahvillerin şeffaflığı, hesap verebilirliği ve raporlanabilirliğini güvence altına alır. Bknz: Green Bond

Yeşil Tahvil İlkeleri (GBP)
Yeşil Tahvil İlkeleri, elde edilen fonların çevresel fayda sağlayan projelere yönlendirilmesini güvence altına almak amacıyla oluşturulmuş, gönüllü rehber ilkelerdir. Projelerin seçimi, fonların kullanımı, izleme, raporlama ve şeffaflık esaslarını tanımlar. Bknz: Green Bond Principles (GBP)

Yeşil Teknoloji
Yeşil Teknoloji; doğal kaynak kullanımını azaltan, çevresel tahribatı en aza indiren, karbon ve diğer sera gazı emisyonlarını düşüren, ekosistemleri koruyan ve sürdürülebilir üretim–tüketim modellerini destekleyen teknolojileri ifade eder. Yenilenebilir enerji sistemleri, düşük karbonlu üretim teknolojileri, döngüsel ekonomi çözümleri, karbon yakalama teknolojileri ve enerji verimliliği araçları bu kapsamda değerlendirilir. Bknz: Green Tech

Yeşil Yatırımlar
Yeşil Yatırımlar; çevresel sürdürülebilirliği güçlendirmeyi, iklim değişikliğiyle mücadeleyi veya çevresel riskleri azaltmayı amaçlayan projelere ve alanlara yönlendirilen yatırımlardır. Bu yatırımlar yalnızca finansal getiri yaratmayı değil, aynı zamanda çevresel faydanın ölçülebilir şekilde ortaya çıkmasını hedefler. Yeşil tahviller, sürdürülebilir altyapı finansmanı, temiz enerji yatırımları ve çevre odaklı fonlar bu kapsamda yer alır. Bknz: Green Investment

Yüksek Etkileşimli Ortaklık
Yüksek Etkileşimli Ortaklık; finansman sağlayanın yalnızca sermaye katkısı yapmadığı, aynı zamanda yatırım yaptığı kuruluşla yakın ve sürekli ilişkide kalarak stratejik yönlendirme, yönetim desteği, mentorluk, kapasite geliştirme ve network desteği sunduğu ortaklık modelidir. Özellikle sosyal girişimler ve etki odaklı yatırımlarda, etkili sonuçların elde edilmesi için bu tür yüksek etkileşimli yapıların önemli olduğu kabul edilir. Bknz: High-Engagement Partnership

Yumuşak Koşullu Krediler
Yumuşak Koşullu Krediler (İmtiyazlı Krediler), piyasa koşullarına kıyasla daha avantajlı şartlar sunan; düşük faiz oranı, uzun vade, geri ödemesiz dönem, esnek geri ödeme koşulları ve bazı durumlarda kısmi hibe unsuru içeren kredi türleridir. Bu krediler çoğunlukla kamu kurumları, kalkınma bankaları, kalkınma finansmanı kuruluşları (DFI’lar) veya uluslararası kuruluşlar tarafından sağlanır. Amaç, sosyal fayda üreten, kalkınma odaklı veya çevresel etki yaratan projelerin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve bu projeleri finansal açıdan uygulanabilir hâle getirmektir.Uluslararası kalkınma ve etki yatırımı literatüründe concessional loan terimi teknik ve resmî kullanımı ifade ederken, soft loan daha yaygın ve açıklayıcı bir ifadedir. İki terim büyük ölçüde aynı anlama gelir. Bknz: Soft Loans