Sözlük
Bu sözlük; etki yatırımı ve etki ekonomisi alanında faaliyet gösteren tüm paydaşlar için ortak bir kavramsal zemin oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır.
Finans, kamu politikası, girişimcilik ve sosyal etki alanlarında giderek daha fazla kullanılan etki yatırımı, etki ölçümü ve yönetimi, sonuç odaklı finansman ve ilişkili kavramlar; uluslararası referanslar gözetilerek ve Türkiye bağlamı dikkate alınarak açıklanmaktadır.
Amaç; farklı disiplinler arasında tutarlı bir terminoloji oluşturmak, uygulamada karşılaşılan kavramsal belirsizlikleri azaltmak ve etki odaklı yaklaşımların yaygınlaşmasını desteklemektir.

EYDK Sözlük
İ
İhraççı
Tahvil, hisse senedi veya diğer menkul kıymetleri çıkararak piyasalarda yatırımcılardan sermaye veya borç finansmanı sağlayan kişi veya kurumdur. Tahvil piyasasında ihraççı, yatırımcılara borç para almak amacıyla tahvil/borçlanma aracı çıkaran tarafı ifade eder. İhraççılar devletler, alt devlet birimleri (ör. şehirler), şirketler, finansal kuruluşlar veya özel amaçlı yapılar olabilir. Bknz: Issuer
İkili Bilanço Sistemi
İkili Bilanço Sistemi; bir kurumun yalnızca finansal performansını değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel etkilerini de bilanço benzeri bir yapı ile izlemeyi, ölçmeyi ve raporlamayı amaçlayan yaklaşımı ifade eder. Bu sistemde finansal bilanço ile birlikte “etki bilançosu” da oluşturulur; böylece kurumun yarattığı toplam değer daha bütüncül şekilde görülür. Bknz: Double Bottom Line
İkinci Taraf Görüşü
İkinci Taraf Görüşü (SPO), bir tahvil, finansal araç veya finansman çerçevesinin (ör. yeşil, sosyal, sürdürülebilir veya etki tahvilleri) ilgili ilke, standart ve çerçevelerle uyumunu değerlendirmek amacıyla bağımsız ve uzman bir kuruluş tarafından hazırlanan değerlendirme raporudur.SPO’lar; aracın amaçlanan sosyal, çevresel veya etki hedefleriyle tutarlılığını, seçilen göstergelerin uygunluğunu ve yönetişim yapısının güvenilirliğini analiz eder. Etki güvencesi (assurance) ile karıştırılmamalıdır; SPO genellikle ihraç öncesi veya erken aşamada yapılan bir uygunluk değerlendirmesidir. Bknz: A Second Party Opinion (SPO)
İkincil / Artık Sermaye
İkincil / Artık Sermaye; finansal yapı içinde geri ödeme önceliği daha düşük, genellikle riskin daha büyük kısmını üstlenen ve bu nedenle diğer yatırımcıları koruyarak finansal yapıyı güçlendiren sermaye türüdür. Etki yatırımı bağlamında bu tür sermaye, diğer yatırımcıları teşvik eden katalitik sermaye rolü üstlenebilir. Bknz: Subordinated Capital
İkincil Krediler
İkincil Krediler; geri ödeme önceliği ana (kıdemli) kredilerin gerisinde olan, genellikle daha yüksek risk taşıyan ve bu nedenle yatırım yapılarında risk paylaşımını destekleyen kredi türleridir. Finansal mimaride riskin kademelendirilmesini ve özel sermayenin sürece dahil olmasını kolaylaştırır. Bknz: Subordinated Loans (or subordinated debt)
İklim Riskleri
İklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olayları veya uzun vadeli çevresel değişimlerden kaynaklanan risklerdir (sel, kuraklık, sıcaklık artışı vb.). Bknz: Climate Risks
İklim Teknolojisi
İklim Teknolojisi; iklim değişikliği ile mücadele etmek, karbon emisyonlarını azaltmak, uyum süreçlerini desteklemek ve sürdürülebilir dönüşümü hızlandırmak için geliştirilen teknolojik çözümler, ürünler, altyapılar ve sistemleri ifade eder. Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, karbon yakalama, döngüsel ekonomi teknolojileri gibi alanları kapsar. Bknz: Climate Tech
İklim Temelli Fiziksel Riskler
İklım temellli fiziksel riskler, iklim değişikliğinin doğrudan fiziksel etkilerinden kaynaklanır; aşırı hava olayları ile uzun vadeli çevresel değişimleri kapsar. Bknz: Climate-Related Physical Risks
İmtiyazlı Finansman
İmtiyazlı Finansman; piyasa koşullarına kıyasla daha uygun şartlarla (düşük faiz, daha uzun vade, esnek geri ödeme vb.) sağlanan ve çoğu zaman kamu, kalkınma finansmanı kuruluşları veya hayırsever sermaye tarafından sunulan finansman türüdür. Amaç; riskleri azaltarak özel sermayenin girmekte zorlandığı alanlarda yatırımları mümkün kılmaktır. Bknz: Concessional Finance
İmtiyazlı Yatırım
İmtiyazlı yatırım, sosyal veya çevresel etki yaratma amacıyla yapılan ve yatırımcının piyasa koşullarına kıyasla daha düşük finansal getiri kabul ettiği veya daha yüksek risk üstlendiği yatırım türünü ifade eder. Bu tür yatırımlar, özellikle piyasada yeterli finansmanın bulunmadığı alanlarda etki odaklı girişimlerin gelişmesini desteklemek ve ek sermayeyi harekete geçirmek amacıyla kullanılır. İmtiyazlı yatırımlar genellikle etki yatırımı, harmanlanmış finansman (blended finance) ve katalitik sermaye yaklaşımlarının bir parçası olarak uygulanır. Bknz: Concessionary Investment
İnkübatör / Kuluçka Merkezi
İnkübatör / Kuluçka Merkezi; erken aşama girişimlerin, sosyal girişimlerin veya yenilikçi iş fikirlerinin ilk gelişim dönemlerinde ihtiyaç duydukları destekleri sistematik ve yapılandırılmış bir program çerçevesinde sağlayan yapılardır. Bu destekler genellikle; eğitim, mentorluk, iş modeli geliştirme desteği, teknik ve idari danışmanlık, ofis/çalışma alanı, ağlara erişim ve bazı durumlarda finansman veya yatırım hazırlığı desteğini içerir. Etki ekosisteminde inkübatörler, özellikle sosyal etki potansiyeli taşıyan girişimlerin güçlenmesini ve sürdürülebilir hale gelmesini destekleyen önemli kapasite geliştirme mekanizmalarıdır. Bknz: Incubator
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (UDHR)
İnsan hakları tarihinin dönüm noktası niteliğindeki bir belgedir. Dünyanın tüm bölgelerinden, farklı hukuki ve kültürel arka planlara sahip temsilciler tarafından hazırlanan Bildirge, 10 Aralık 1948 tarihinde Paris’te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından (Genel Kurul’un 217 A sayılı kararıyla) tüm halklar ve tüm uluslar için ortak bir başarı standardı olarak ilan edilmiştir. Bildirge, evrensel olarak korunması gereken temel insan haklarını ilk kez ortaya koymuş ve 500’ün üzerinde dile çevrilmiştir. Bknz: UDHR (Universal Declaration of Human Rights)
İnsan Sermayesi (Beşeri Sermaye)
İnsan Sermayesi (Beşeri Sermaye); insanların sahip oldukları yeterlilikler, kabiliyetler, deneyimler ve yenilik yapma motivasyonları ile bir kuruluşun değer yaratma kapasitesine katkı sağlayan bilgi, beceri ve yetkinlikler bütününü ifade eder. Bu sermaye; bireylerin bir kuruluşun kurumsal yönetim çerçevesine, risk yönetimi yaklaşımına ve etik değerlerine uyum sağlamalarını ve bunları desteklemelerini; kuruluşun stratejisini anlama, geliştirme ve uygulama kabiliyetlerini; sadakatlerini, süreçleri, ürünleri ve hizmetleri geliştirme motivasyonlarını ve liderlik etme, yönetme ve iş birliği yapma kapasitelerini kapsar. Bknz: Human Capital
I
IRIS (Etki Raporlama ve Yatırım Standartları)
IRIS / IRIS+; etki yatırımı alanında kullanılan standartlaştırılmış etki ölçümü ve raporlama çerçevesidir. Global Impact Investing Network (GIIN) tarafından geliştirilmiştir ve kurumların sosyal, çevresel ve ekonomik etkilerini karşılaştırılabilir, güvenilir ve tutarlı göstergelerle ölçmesine ve raporlamasına olanak sağlar. IRIS+, etki ölçümünü yalnızca göstergelerle sınırlamaz; aynı zamanda etki mantığı, hedef sonuçlar ve veri kalitesi gibi alanlarda da yönlendirici olur. Bknz: IRIS (Impact Reporting and Investment Standards)
İ
İş Modeli
İş Modeli; bir kurumun değer ürettiği, bu değeri paydaşlarına sunduğu ve bundan sürdürülebilir gelir elde ettiği yapıyı ifade eder. Kim için değer üretildiği, hangi kaynaklarla faaliyet yürütüldüğü, gelir modeli, maliyet yapısı ve paydaşlarla ilişkiler iş modelinin temel bileşenleridir.Etki ekosisteminde iş modeli aynı zamanda etkinin nasıl üretileceğini ve sürdürüleceğini de kapsar. Bknz: Business Model
İş Planı
İş Planı; bir kurumun veya girişimin hedeflerini, stratejilerini, faaliyet yol haritasını, finansal projeksiyonlarını ve uygulama adımlarını sistematik şekilde ortaya koyan detaylı planlama dokümanıdır. Etki odaklı girişimlerde iş planı; finansal hedeflerle birlikte sosyal ve çevresel etki hedeflerini de içerir. Bknz: Business Plan
İzleme
İzleme; bir programın, yatırımın veya kurumun performansını önceden belirlenmiş göstergeler üzerinden düzenli olarak takip etme, veri toplama ve ilerlemeyi değerlendirme sürecidir. Etki yatırımı bağlamında izleme; yalnızca faaliyetlerin değil, çıktı, sonuç ve etki üretim sürecinin bütüncül olarak izlenmesini ifade eder. Bknz: Screening

